İç Döküş12(düz Yazı)
M Marina Amilidze
0
Altın Yaprak
Eskimeyen tatlar vardır yaşam içinde
Hafızamızda kalanlardan
Alışverişte file dönemi vardı
Renk renkti severdim ben
Konu:Bal kabağı tatbikatı:)
Anneler çok şeker oluyorlar,bazen de çok çok şeker oluyorlar benim annem gibi.
Annem beni iyi yetiştirecek diye askeri bir sistem uyguladı sağolsun.
Ben de daima emirlerine itaatkar askeriydim.
Ta ki,annelerin ve babalarında yanlışları olabiliri keşfedene kadar.
Eski vakitlerde renk renk ,delikli, taşıması kolay fileler vardı poşetler yerine.
Gerçi bu filelere öyle çok yük konulamazdı fakat ben çok severdim.
Kardeşlerim küçük, annem fazla manava pazara gidemiyor,her yere beni yolluyordu.
Elmanın kepeksizini,portakalın sulusunu,mandalinin ince kabuklusunu bilmem gerekliydi.
Domatesin kırmızısını,patlıcanın çekirdeksizini,kavunun tatlısını...
Ah bu anneciğime ne demeli,hepi topu 8 yaşında çocukum ya.
İyi ki bir akıllı oldum,akıllı oldum diye her şeyi çok vaktinden önce çözmek zorunda mıyım?
Bahanesi bu çünkü,hadi hadi sen akıllısın diye beni avutuyor.
Her ne sebeple olursa olsun çocuklarına ebeveynler yükleme yapmamalı,ilerde büyük sorunlar oluşabilir içsel anlamda.
Bu sefer verdiği görev daha önce hiç tecrübe etmediğim bir şey.
Hadi bakalım gel de bu vazifeye uyum sağlama,ay ay.Düşünemiyorum bile,gerçi aile büyüklerim vurup kırmaz asla ama annem gözlerini bir açıverse ben yıkıldım.Zaten annemin gönlüne girememek bana en büyük ıstırab olur o da başka.
Hepsinden önemlisi şu iki tane filecik var elimde,bu fileciklere siparişleri sığdıracağım,bir de parayı yettireceğm.
Anneme demek ne mümküm ki,bu para yetemez,her şey pahalı:)
Tabii bu arada hiç bir yerime zarar vermeden tek parça halinde gidip gelmeliyim.
Vazifemin en can alıcı noktası,bal kabağı seçimi.
Elime bir tane yorgan iğnesi verdi,bununla delip kontrol edecekmişim,içleri koyu renk olacakmış,mış da miş de...
Pazara geliyorum fakat pazara gelmiyorum kalbim duracak sanki mezara geliyorum.
Bu bal kabaklarını bölmüşler ortadan ikiye ben nasıl anlayacağım hangisi iyi?
Dolaştım dolaştım her yeri,bir tezgaha geldim.
Bu satıcıyı beğendim,iyi birine benziyor ama kabakları nasıl acaba?
Adamcağız başka müşteriyle ilgilenirken ben sırayla kabaklarını teste tabi tutuyorum,kabaklar tabii sayemde delik deşik.
Hay aksi nasıl olacak seçemedim bir türlü.
Satıcı beni gördü,bir kişinin bana sesini yükseltmesi çok gücüme gider doğrusu.
Ama adam o kadar haklı ki.
'ne ediyorsun sen ufaklık 'dedi.
Yutkundum,halim perişan,kem küm ettim.
Sanki boğazıma büyük bir taş kütle oturdu kalkmıyor,aynı kütle kalbimi sıkıştırıyor,bir yandan da annem geliyor aklıma.
'annem böyle yaparak iyi kabak seçmemi söyledi'diyebildim sadece bu kadar.
Adam:'hay senin ana....'sayamadı fazla acıdı sanırım halime.
'Benim kabaklarımın anasını ağlattın' dedi.'Ama ben seni ağlatmayacam bir daha bana sor ben sana iyisini seçer veririm.'
Ah anne ya,bak ne haller getirdin başıma.Ben sadece 8 yaşımdayım be canım.Her işe beni koşuyorsunuz...
Fileleri doldurdum.eve giderken bozuk para bile var...
Alışveriş tamam.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş