İç Döküş26(düz Yazı)
M Marina Amilidze
0
Altın Yaprak
'Can boğazdan gelir 'demiş eskiler
Dikkat etmezsek boğazdanda gider:)
Sanırım bu gruba giriyorum bazen
Yemek seçer bir çocuk olarak büyüsem bile...
Konu:Aklımda kalan pek çok şey yemekli hatıralar!
Bir yol tarif ederken hep gittiğim restaurantlar aracılığıyla tarif ediyormuşum,çocuklarım öyle dedi.Gerçi artık her şey ateş pahası eskisi gibi dışarda yemek yenilmiyor,içilmiyor.!
Bizlere ne bulursak şükredip yememiz telkin edilse,bunu gayet iç rahatlığıyla uygulamak istesem bile çocukluğumda isteğim dışı yemek seçerdim.Hala da isteğim dışı bazı yemekleri yiyemiyorum.
Midem almıyor,kanım çekiliyor sanki..
Vejeteryana yakın bir bünyem var benim,şimdi hamur işleri ve bağırsağıma rahatsızlık verecek(gaz)yiyecekleri tercih etmemem gerekse bile çok seviyorum.Yaş almanın en kötü yanı bu herhalde,bünyeme bazı şeylerin zarar olduğunu kabul edemiyorum:)Bedenim zaten çok hassasdı, kullanıldı ve her kullanılan ürün gibi eskiyor,itina istiyor.
Ahmet HAŞİM benim gibi yediklerinden içtiklerinden tat almasını sever bir kişiymiş.
Hastanede olduğu bir dönemde sıkı bir perhiz uygulaması gerekmiş,hiç bir şeyi keyifle tadamıyor ve çok mutsuzmuş.İstanbul'un farklı yerlerindeki kaynak sularını getirtiyor,ayrı ayrı şişelerde toplatıyor.(Çırçır,Terkos,Karakulak,Taşdelen vs)Ve başlıyor yudum yudum sulardan tatmaya.
!Ohhhh be diyor farklı lezzetleri tatmak ne hoş'
Ben de yemek yemekten,daha doğrusu sevdiğim yemekleri zevk alarak yemekten hoşlanan biri olarak perhize biraz uyumsuzum:)
Çocukluğumdaki özel tatlardan biri de anneannem Tevhide'nin bayramlarda yaptığı kavurmasıydı.Bence anneannem kavurma ustasıydı,et seçen ben,kurban etindende biraz yeni kesilince içi burkulan ben onun kavurmasına dayanamazdım.
Anneannemin bir kuzine sobası vardı,onunla çok güzel patatesler pişirirdi.Anneannem ile babaannem niyeyse hep biraz çekişirdi.
O yüzden birinin güzel yaptığı bir şeyi diğerine fazla diyemezdim.
Anneannem ile paylaştıklarım çok az,yine de değerli tabii ki.Sert bir kadındı,onunda ilk torunu benim.
Beni çok severdi,severdi de kendi evlatlarına nasıl mesafeliyse bana karşı da öyleydi.
Onun karekteri böyleydi.
Biraz soğuktu yani.
Anneannemlere gidincede teyzem ile dayım beni çok eğlendirirdi.Orada da pikap vardı,plaklardan şarkılar seçerdik.
Fıkralar anlatırlardı,oyunlar oynardık.
En çok sevdiğim şeylerden biri yazın yazlık sinemaya gitmek ve sessiz film izlemekti.(Şarlo,Lorel Ve Hardi))
Dayım beni omuzlarına alır,ben düşeceğim diye bas bas bağırınca indirirdi.
Kağıt külahlarla çekirdek alırlardı çitlemek için,ben kağıt helvayı severdim.
Anneannemin evi kiralık bir vakıf eviydi,üç katlı ahşaptı.
Alt katta kiler ve mutfak vardı,orta katta odalar ve üst katta yatak odaları.
Evin girişinde bir büyük sofa ve hamam ile tuvalet.
Bu ev bana çok değişik gelirdi doğrusu,eskiyen bazı tahta döşemeler gıcır gıcır ederdi.En çok tembih ettiği ise ateşi dikkatli kullanmaktı,yangın çıkarsa hemen yanıverirmişiz.
Bazı geceler anneannem yumuşak olur,eskilerden anlatırdı.
O öyle anlatınca ben de çok merak eder onu hayranlıkla dinlerdim.
Eskilerden anlatmak ne hoş şeydi öyle,onun yerine kendimi koyardım.
Ne kadar çok yaşlı gelirdi gözüme,oysa o zamanlar benim şimdiki yaşımdan sanırım 5 ya da 6 yaş büyükmüş:)
Anneannem ben de büyüdüm bak,nur ile uyu!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş