İç Döküş50(düz Yazı)
M Marina Amilidze
0
Altın Yaprak
Geriye ne kadar kaldı?
Hiç birimiz bilmiyoruz
Kaçımız çok mutluyuz
Çok merak ediyorum
Konu:Kaçımız gerçekten mutlu olarak öleceğiz?
İnsan hayatı günümüzde ortalama diyelim 65 yıl olsa ki,bu artık çok özel oldu.Sanırım bu yaş ortalaması günden güne azalmakta.Çok eskilerde belki doğa koşullarının uygunluğu ve yaşam şartlarının etkisiyle insan bünyesi daha dayanıklıydı,çok uzun yaşıyordu.
Ya da (doğayla) bazı istisna durumlardan ötürü çok uzun yaşayanlar hep olacaktır.
Son yıllarda dikkatimi çeken ise özellikle trafik kazası ile bir sürü genç insan henüz 30lu yaşlarına gelmeden ölmekte.
Pek çok genç insan var ve doğal olarak başkaldırı halinde.
Sorguluyor,kiminin sorgulama gibi bir lüksü olmadan ona diretilen yaşamlara uyum sağlamaya çalışıyor,sonraları (ilerleyen yaşlarında)bocalıyor,
Süreklilik halinde bir büyük mücadele deviniyor.
Her kişi özellikle genç insanlar büyüklerinin yolundan gitmek istemiyor kendince haklı olarak.
Bir şeyler yapmak istiyor,başarmak istiyor,eğer hazıra konma gibi bir alışkanlığı yoksa,düşünüyorsa.Kendini ispat etmek istiyor kısacası.
Eldeki imkanlar kısıtlıysa da zaman zaman kendini kapana sıkışmış gibi hissedebilir,içindeki bitmez tükenmez isteklerine cevap olarak.
Ama gençtir ve bir şekilde çözüm vardır.Fakat belli bir yaş aldıysa artık her şey yavaş yavaş ölümü hatırlatır.
Gençken yaşlanma ve tekrar tekrar deneme şansı vardır ancak yaşlanırken elde sıfırlarla uğraşması zordur.
Bir acımız kederimiz olduğu zaman her birimiz farklı tepki veririz.Yani kimse kimsenin içinde olmadığı için ve yaradılışını tam bilmediği için ne oluyor ne bitiyor anlayamaz çoğu kez.İşte o yüzden çok sevseler bile kimi vakit en yakınlarımız dahil anlaşılamayabiliriz.
Ya da anlayamayabiliriz.İlerleyen yaşlarda her şey daha kolay sanabiliriz.Her kişi farklı bile olsa sanırım ortak payda bu:Yaş aldıkça ölüme kaç kaldı bilinmediği için çok bocalama.Ve her kişinin bocalaması farklı.
Gençken bize çok uzak görünen 40 lıyaşlar içindeyken ne kadar bocalanır oysa.
Her ne kadar farklı şekillerde olsa bile bunu da sadece 40 yaşına ulaşmışlar bilir diyorum.
50 sine gelmediğim için tahmin edebiliyorum neler olabileceğini.
Sanki bir kum saati vardı.
Önce hızla aktı geçti yaşlarımız biz hiç anlamadan.
Sonra tekrar başa sarar gibi oldu bu sefer yaşlı bedenlerde çocuklaştık.
Çocukken çocuk olduğumuz için hoş olan şeyler,bize gösterilen anlayışlı veya baskıcı haller
bu seferde ilerleyen yaşlarımızdaki sorumluluk duygularımızla karışarak karşımıza çıktı.
Anneydik,ablaydık,babaydık,amcaydık,hep bir şeydik,büyüktük.İşimiz bitmezdi ölene kadar mücadele vardı,kum saati hızla akıyordu.
Peki kaçımız mutluyduk gerçekten,kaçımız ölmeden önce istediğimiz kişiydik.
Kaçımız uyuşturulmadan beyinlerimiz ne zaman geleceği belli olmayan ölüme hazırız gerçekten.
Yaşadım ben yaşadım diyebileceklerimiz varsa ne güzel.Yaşadım ve kendim oldum.
Yaşamı kendine azap olanlar varsa ne bitimsiz çile?
İstemediği yaşamları sürmek zorunda olan varsa ne büyük ızdırap.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş