Hüsâm Efendi Hoca

M Mehmet Akif Ersoy Mehmet Akif Ersoy
0 Altın Yaprak
Nasılsa ismini duymuş ki bendegânından, Hüsâm Efendi’yi aldırmak istemiş Sultan. İrâdeler geledursun, o, i’tizâr ederek, Saray civârına yaklaşmamış, değil gitmek. Bu izz ü nâz üzerinden epey zaman geçmiş; Günün birinde, Beşiktaş taraflarında bir iş, Sürüklemiş o havâlîye Mesnevî-hânı. Duyunca vak’ayı Abdülmecîd’in erkânı, «Çağırtalım mı? » demişler; «evet» demiş, Hünkâr; Takım takım yola çıkmış hemen silâhşorlar. Hüsâm Efendi henüz Dolmabahçe’lerde iken, Gelip yetişmiş adamlar, üçer beşer, geriden. — Efendimiz bizi gönderdi, çok selâm ediyor; «Görüşmek istiyorum, kendi istemez mi? » diyor. Uzun değil ki saray, işte dört adımlık yer; Hemen dönün, gidelim, hiç düşünmeyin bu sefer! Dönün, ricâ ederiz... — Dinleyin, sabırlı olun: Ben elli beş senedir teptiğim yegâne yolun, Henüz sonundan uzakken, tükendi gitti ömür; Tutup da bir geri döndüm mü, yandığım gündür! Hilvan, 4 Şubat 1341 (1925)

Kamu malı: şairin ölümünün üzerinden 70 yıldan fazla geçti.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.