Perdeler indiğinde alnıma Başlar çapraz ateşlerde gümbürtüler Kapımı çalan sesin Düşer boğazıma…
sabah vakti aşılmaz darda bir vakit çiğnense şu topladığım şafaklar kusurum sabretmek…
kırık bir yol hikayesi aldı adımı defterimden sıkışmış koltuk aralarında hikeyemi başlatıyor…
çaresizsem ve seviyorsam gözlerini bil ki aşkın günahını çekiyorum ne vakit doğsa ellerimde ellerin…
yorgun bir akşam üstü hapis aşk penceresinden bakışmalar uslu birer yalan daha kaçak çaydan demlensede zaman…
bir bahardan, belki daha kırmızıydı karanfil belki dondurma yiyen çocuklar vardı az karşıda…
bıraktım artık galeyansız suratından aklımda filizlenen asi arkalarda ağlayan bir akşamı…
daha dün gibiydi akıp geldiğimiz dünyadan bir merhabayla tanışmamız sevgiyle sarılıp ayrı dünyalardan…
gözlerinden en uzak yerlere kaçmışım umutlarla süslenen ıslak yüreğini okşuyorum…
bir çocuk ağlar içimde göz fenerlerinde maviyi kaybetmiş, yitik bir hamurla yoğrulur yüreği bir çocuk ağlar içimde…
gül çiçeklerde sevdim yaşadıklarımı uzun şimşek kıpırdatmaları gövdemde türkü söylediğim hoyratlarda açık pazarlarda…
hakim karşısında veresiye düşmüş ilk acelesini kaydeder daktilo yazan kız..adı bahtiyar…
bayram akşamlarından hatırlarım kırmızı çiçek desenleri duvardan sızarak ellerim şehirlere,uzaklara…
... daha gelmedin yeşil yurdunda ülkeme ve daha olmadı sabah…
sen bakarken her şey güzel sen gülünce ey güzel! bakarken sen kapı eşiğinde…
15 / 31 gösteriliyor