Yusûf Gömlek Ve Züleyhâ
M Mehmet Şamil
0
Altın Yaprak
kuyudan çekilen bir hayat
aşkı bulan. yüreğini kanatan
on bir kardeşin. ihanet hatırası
kekeme gözlerle büyüleNdiğin rüyâ
ve pişmanlığıyla Çölü yürüyen kervan
tuttu iki eliyle zaman mütebessim yüzlerden
avuçlara kapanan sıcak / öyle merhamet
kimdi şem sunan kör akşamına
yakûb'un.
nasıl biterdi umudu her gölgeden
aşk hangi bereketten dökülürdü sofraya
ve kesilen ellerinde yırtılan gömlek
zindana atılan güzelliğindi yalnızlık dağıL!
lükmenin ışığında kuruttuğumuz yazı
tenha harflerin korkusuna bahar gelecek
yaramıza müptela / münzevî Solgun çiçek
defne sanıyor kendini kadifeden açelya
kırsa da dilini acemi âşık her gün âh
kaç nil kurutacak bu yanan yürek
ve kalbi üşüyen kurak
parçalanır sûret dokunulmadan aşka
öpmekle ölmek arasında
kavlini dâra çeken bir sükutla göç
gülümseyen hicrete yaslandı ömür
ayak izinde. ne çok küskün kum ve vaha
söyle çöl / kırık aynada hatırlanan hikâye
yusûf mu aşk yoksa aşk mı züleyhâ
rüyâ için/de rüyâ
ay ve güneşle secdeye kapanan. yıldızlar
neden söndü içimizde bitmeyen kenân
giydiğin hangi gömlekti yusuf
Yaralanan kalbine dudak payı bırakmadan
züleyhâ'nın aşkını kanatıyor hüsn
şimdi bütün kuyular kandan gözyaşı
hasreti tartamayan terazi ve üç dirhem
muhabbetten Taşırdığımız şiir
bir sultan bir gömlek ve cennet aynası irem
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş