Hoş Geldin Mavim

M Meral Vurgun
0 Altın Yaprak
hoş geldin mavim cehenneminde gelincikler açmış açıktır kapım kokunu aldım bin yıllardır susuzum büyüyen çığlar gibisin ömrüme ömür bedenime can damarıma kandır öpüşlerin sevmelerime yasla başını çöller yağmura muhtaçmış bin yıllardır beklediğim çiy damlası gibi düş yüreğime kirlenmiş varlık'ların var'larını süpür tarihin yüzünü aşk ile yıka istemem senden gayrı hazine bir ateş yak dağlarında yüreğinin Demirci Kawa yeniden doğsun dehle Dehak'ları, sür yurdundan gürül gürül gökyüzü sevda yağsın hoş geldin mavim yazmamın al oyası kalemimden adın düşüyor sayfalar gökkuşağının yedi rengi adı konmamış şiirler adadım sana ömrümün iklimleri maviye çalar güneşin dağlarıma şavkımış karlar eritmiş bahar getirmişsin yitirilmişlerimiz yarım kalmışlarımız adına ne var ne yoksa senden öte senden yana sevdaya dairleri heybende getirmişsin namus borcum yazgımdır iki kaşının arasından öpmek hükmü verilmiş eğ başını dudaklarıma karayağız bakışın Anadolu'm gülüşün biçilmemiş başak sevdanın dili anadilim türküler seni söylesin teller seni inlesin dört bir yandan sarayım yüreğini hasreti kalmasın umudun hoş geldin mavim bana beni getirdin bütün yaralarını kanat gözlerime kanat ki alnın yaylasında çiğdemler açsın iklimsiz mavi karlı boranlı başım şimdi içimde bir haylaz çocuk çıldırıyor büyümelerdeyim duman içir doruklarından sarhoş et beni Neyzen ile Nesimi'ye eyle selamı gülüşüne yaslandığım delirip delirip uslanmadığım us'umu sustur yüreğim döksün kelamı hoş geldin mavim yüzün memleketim ekinleri tapınaklarına sığınmak isterim yurtsuz koma beni sana ömrümü sundum baş koydum gelişine çingene gülüşlerimle koynunda ölümüne yaşamanın adı ol böyle sevdalar görmemiş bu eller bu dağlar soğuk bu mevsim sığmıyor iklimlere birikmiş üşümelerim bedenime çal kibriti tutuşsun bozkırların külümsü renkleri yak bütün geceleri yak ki kıvılcımlar yalımlansın büyüsün, büyüsün, büyüsün... hoş geldin mavim asi bir kız doğurmuş yeditepeli şehir büyümemiş kökleri saksıda yaylalarına götür turna sürüleriyle havalansın gezdir bütün iklimlerini hayatın iki damla yaş dök dört mevsim yaz-bahar nasıl yeşerir çiçeklenirim gör hoş geldin mavim selam et yarınlara alınacak öcümüz var zamandan okyanus gibisin bencileyin öyle derin, öyle dolu dudakların volkan parçala kraterleri lav lav savrul savruldukça çoğal çoğaldıkça dağıl dağıldıkça çözül çözüldükçe birik biriktikçe büyü bana... hoş geldin mavim karşılığım sensin sana yaşamaya geldim öpsem tutuşursun tepeden tırnağa alev alır yanarsın kirpiklerin hasret bulutu dök bana içinde bin yıllardır biriken yağmuru her damlada deniz olsun gözlerim günahkar dünyanın kiri yıkansın çağın yüzü sevda ile aklansın hoş geldin mavim nefesin soluğuma rüzgarları gülüşün dağ nergizleri getirdi doruklarım çırılçıplak bahar şimdi hoş geldin mavim düşürdüğün çığlar kadar seviyorum seni...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.