İlle Yokluğun

M Meral Vurgun
0 Altın Yaprak
gecelerin ıssızlığı çınladı ses tellerinde kara bir kütle gibi düşerken yokluğun karanlığa savrulup gelen çığlıklarını tuttum avuçlarımda dökülmüş yıldızlar gibi darmadağın umut parçaları kesinleşmiş hükümler misali hasretler ayırdına varılmamış rüyalar anlamını yitiren kelimeler yumağı evrenselleşmiş bilinmezler, susku çığları ve sen... hiç bir meydana çıkmayan sokaklar sokak başlarında ellerinde boş şarap şişeleriyle yarasaları ürkütmeye korkan adamlar çığlık çığlığa baykuşlar gece nöbetinde camlarda birer birer sönen şehir ışıkları maddenin devinimini durduran zaman gibi yalnızlık açılmamış kitap sayfalarında okunmamış öyküler terkedilmiş öksüz kalışlar ve ben... tutamadığım parmak uçlarındaki ateş küllenmiş yaraların yeniden kanaması tenimden dökülen yanık kabukları sigara dumanına çizdiğim gülüşün kaos, kabus, çelişki ve biz... çok uzaklarda memleketim ve sürgün hasretim hepsi bir yana direnemediğim tek şey ille yokluğun, ille yokluğun...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.