Kırgın

M Meral Vurgun
0 Altın Yaprak
leylak kokuları düşünce akşamın alaca kara saçlarına dut dalı gibi eğ yüreğini dök leylak kokulu düşlerini yollara güneşin denize düştüğü yerde gülüşlerine güller serpeceğim başımda kitaplara sığmaz bir kara sevda koynumda bir kucak kızıl karanfil dilimin altında söylenmemiş sözler yumağı bakışlarının kıyılarına serileceğim ne kadar kırgınsam, o kadar da sevgi yüklüyüm yüzünün en aydınlık yerinden öpeceğim aldırma... varsın rengine düşsün hüznüm gecenin arala perdeni, savur saçlarını yırt gölgesini bulutların, aya bak bir yer var kimsenin bilmediği bir yüreğin dipsiz derinlerinde sarmaşıklara tutun uçurumlarında kaşları kara, kirpikleri sağanak yıldızların ah bir bilsen... öylesine vurgunum ki ben sana parçalandığı yerden tutuşuyor suskularım hoyrat esiyor bu ellerin rüzgarları yalaz yalaz savuruyor ıssız yürek ovalarımı gece ile günün öpüştüğü yerde duruyor da aşk iki dudak arası bir ateş yanıyor bir çığlık olup düşüyor avuçlarıma ve bir kristal vazo gibi parçalanıyor darmadağın dökülüyor gecenin ücralarına her şeyin bir başı bir de sonu vardır aşk dediğinse bir ömürlük zaman dilimi isimsiz bir kahramanın tarihe vurduğu damga belki belki de adı bilinmeyen bir militanın düştüğü yerde noktalanan kavga günlüğü yel gibi esip geçiyor o'da döndükçe dünya isimsiz bir mezar gibi kimsesiz, sahipsiz kalıyor göz açıp kapamadan ölüveriyor, öldürülüveriyor hazan düşüyor öylece ömrün en doyulmamış en yaşanası, en benim olası anlarına gürgen yeşili doruklarda yaprak dala küsüyor, dal yaprağa ve beden bir külçe gibi devriliveriyor gayri var selam eyle kara toprağa...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.