Yanılsama
M Meral Vurgun
0
Altın Yaprak
anımsamıyorum
bir bahçede miydik
yoksa bir deniz kenarında
yosun sarısı bir gök altında
kuşlar geçiyordu üstümüzden
başımız bereketsiz mi berektsiz
limon tadı mıydı dilimizin kekresi
bir yanımız menekşe ovası
kasırga tütüyordu belki
belki de Eylül havası
ırmaklar geçiyorduk soğuk ve çıyansı
uranyum kokuyordu dudaklarımız
öpüşmek istiyorduk
ama sular da sidik tadı
annem diyordum
saçlarımı örmedi bu sabah
o yüzden dağıldım belki de böyle
kimdi peki o dizlerine yatırdığı kara kız
ağla diyordum o kıza
ağla da dökülsün gözlerinin sürmesi avuçlarıma
güneş mi içiyorduk o sabah
oturmuş yanyana
bağrımız yana yana
sümer tanrılarını vurmuşlardı belki de
İştar'ın kızları sıra sıra geçiyordu gözümüzden
sarı, esmer, kara tenleriyle cömert Tanrça'lar
emdiriyorlardı yılanlar şahı şahmaranı
ört diyordun bana
ört rüyalarını
işgal orduları yürüyor üstümüze
yoksa talan olur göğsümüz üstünde aşk bile
buğday başakları gibi çoktuk oysa
ellerimiz kanıyordu yine de
sabanın sapındaki asit
derimizi döküyordu pul pul
biz ateştik aslında
toprakla yüzümüzü kavuruyorduk
sonra ışığa dönüşüyorduk ansızın
kamaşan gözlerinden yarasaların
söküp aldığımızda yedi rengini gökkuşağının
saçlarımızda topluyorduk yıldızları
ve göğsümüze yaslanmıştı ilkyaz
harman yeri miydi, kiraz dalı mı Haziran
şimşek sesi, gök gürlemesiydi belki de
birileri vuruluyordu mutlaka bir yerlerde
duyuyorduk sızısını yaralarının
gelen zamana dönmüştük yüzümüzü
mavi iklimlere sarılıp
doğacak olanı bekliyorduk
varsın ölsün diyorduk miladını dolduran
ve yaprak yaprak karanfil koparıyorduk
dünyanın bahçesinden
usta ellere veriyorduk sonra
demiri, çeliği örs ve çekiç arasında döverek
yarını işliyorduk
sevmeyi-sevilmeyi bilerek...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş