Bir Şiirin Anatomisi

M Metin Akdeniz
0 Altın Yaprak
kar yağarken kirlenen bir şeydi yüzüm bir hırsız onu çalmadan önce hatırladığım. o hırsızın cenazesindeydim bugün yüzümle öldü ben de bütün çiçeklerini ezdim mezarlığın kendime canavar dedirdim. mahsustan mı yapıyorsun bunu bana melek? git izmarit toplayan çocuklara kuş dilinden bir öykü anlat tek bildiğin cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturup iştahımızı kesmek üstelik inerken kanatılmış bir bulutun koynundan yeryüzünün bütün kiremitlerini tepeme düşürüyorsun. adı kötüye çıkmış bir sokağın vidası sökülmüş saatinde kelimeler yeterince kuru olduğunda tutuşmak için gülü ısırırken dişi kırılan gecenin ağzında ışık salyaları ve külden bir şarkı üstlenecek gene yara onarıcılığını. değil mi melek? ne zaman kuş seslerinden merdivenler yapıp sana tırmansam kanatları devren satılık bir güvercin oluyorsun uçuşunla göğü kanatıyorsun kendini koklayan kırmızıda ve geride bıraktığın izleri sokağın tinerci çocukları topluyor yürek hurdalıklarındaki ölüler korosu eşliğinde. ruhumun kırıkları alçı tutmuyor şairlerin vücudu yoktur anladım melek el kadar bir sevinci taklit eder misin hatırım için. görüyorsun kiralık bir şiirde hayatın oyununa gelmiş ayağı kaymış bir karıncayım. daha az önce gözü dönmüş bir martı üstüme işedi kulağıma ölüm kaçtı papatya köpüğünde yılan ıslıklarını duymuyorum. en son beni hangi nehir yatağında bulduysan oraya bırak bir sonraki kapağı kaldırılan geceye kadar heykeli hazır bugünkü şiirin ateşle yontulan heykeller hasta olur mu melek? Metin Akdeniz Haziran 2009

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.