Hüzün Kaldı...

M Metin Yıldırım Metin Yıldırım
0 Altın Yaprak
Ocağın kara kışı, soğutmaz bu yüreği, Benden gittin gideli, içinde közün kaldı… Şubattaki göz yaşım, yılların geleneği, Doğuştan vardı zaten, senin de izin kaldı… Mart düşürmez cemreyi, toprak olsa bu tenim, Üzerimi örten kar, sanki beyaz kefenim, Nisan yağmurlarında, yıkansa da bedenim, Kavrulur susuzluktan, gönlümde tuzun kaldı… Mayıs satmış sefamı, çayır, çimen, çiçeğe, Nice güller dikmiştim, hayal kurup gerçeğe, Haziran meyve verdi, kurda, kuşa, böceğe, Yeşermeyen dalımda, asılı güzün kaldı… Temmuzun sıcağında, duygularım buz tutar, Çözülmeyi beklerken, akşam olur, gün batar, Ağustos yaza değil, kaşını bana çatar, Aynalarda gülmeyen, asık bir yüzün kaldı… Eylülün gazelinde, kapıldım bir korkuya, Sararıp soluyorum, yenildim bir tutkuya, Ekimde tabiatla dalıp gitsem uykuya, Yatırmıyor acısı, bağrımda sızın kaldı… Kasım beni sorgular, üşüten azabında, Yitirdim gençliğimi bir hayat kasabında, Aralıkta yaptığım, kâr-zarar hesabında, Her yılın sonu gibi, elimde hüzün kaldı, …………….. Sermayem bir kuru can, onda mı gözün kaldı…?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.