Ölüm (Rüya)

M Mikdat Bal Mikdat Bal
0 Altın Yaprak
Korkardım karanlıktan, küçüklüğümden beri Canım çok sıkılırdı, hiç sevmezdim dar yeri. Hele karanlıklardan, feryat eder kaçardım Odamda sabaha dek, lampaları açardım. Daha sonra öğrendim, bu bir hastalık imiş Böyle bir hastalığa, bir çoğu malik imiş. İster kork ister korkma, dar yere gireceksin Hayatın hesabını, orada vereceksin. Geçen gün yatmış idim, yarı gece uyandım Meğer bir rüya imiş, uyandığımı sandım. Evin pençeresinde, biri uğraşıyordu Bana işaret etti, aç şu camı diyordu. Ses soluğum kesildi, tüylerim diken diken Hırsız içeri girmiş, ben bu ahvalde iken. Onu kovmak istedim, boğazıma sarıldı O anda bir hal oldu, ruh bedenden ayrıld. Yüksek bir yere çıktım, cesetim yerde kaldı Çoluk çocuk aniden, yattığım yere daldı Bir baktım ailece, ağlayıp duruyorlar Nefes alayım diye, göğsüme vuruyorlar. Onlara bağırmışım, Kimse beni duymadı Dediler ergen ölmüş, hayatına doymadı. Sarıp sarmalamışlar, uzunca bir tabuta Akraba çoluk çocuk, ağlıyorlar kapıda. Tabuta konulunca, ruhum cesete döndü Öyle karanlık yer ki; bütün ışıklar söndü. Çevremdeki herkesin, sesini duyuyordum Karanlıktaydım lakin, onları görüyordum. Biri demiş zavallı, "zamansız ölüverdi" "Halbuki yapacak, çok daha işleri vardı" Gerçekten de, çok işim artık yarım kalmıştı Oğlum evlenmemişti,bir yuva kurmamıştı Alacak verecekler, yapılacak iş çoktu Bunları halletmeye, artık imkanım yoktu. Yeni keredi almıştım, bir firma kuracaktım Dostlarıma iş verip, başında duracaktım Evin döşemeleri, bu yıl değişecekti Koltuk sipariş verdim, bu hafta gelecekti. Aniden bir ses duydum, o sesle çok irkildim "Geçti artık" diyordu, ben de gerçeği bildim. Keşke geçmez olsaydı, içimden söylemişim O uğursuz hırsıza, beddua eylemişim Böyle düşünmekteyken, cenazemi kıldılar Bir kaç kişi kaldırıp, omuzlara aldılar. Yolda giderken onlar, aleyhimde konuşur Mevzubahis oluyor, işlediğim her kusur. Kimisi diğerini, yemeğe davet eder Akşama buluşalım, gel bizde yiyelim der. Yolculuk kısa sürdü, mezarlığa geldiler Beni omuzlayanlar,orada çömeldiler. Aniden bir çukurun, içne bıraktılar Üzerimi tahtayla, iyice kapattılar. Avazım çıktığınca, bağırmak istiyordum Ne oldu bana böyle, nereye gidiyordum. Bir baktım üzerime, taş toprak atıyorlar Benim naciz tenimi, toprağa katıyorlar. Bunlar hepsi akrabam,hepsi arkadaşlarım Bunları düşündükçe, yalvarmaya başlarım. Derim ki Ya Rab beni dirilt geri gideyim Gerektiği şekilde, sana kulluk edeyim. Bir fırsat daha yok mu,iyi bir kul olayım Beni dünyaya gönder,ordan ışık alayım. Önceden duyduğum ses, aynı şeyi tekrarlar "Geçti artık" yalvarma, son buldu yalvarmalar. Öyle bir nedametle, benliğim sarsılmıştı Aniden mezarımdan, bir kapı açılmıştı. İki heybetli melek, bana yaklaşıyordu Korkumdan fırlamışım, başım tahtaya vurdu. Darbe çok şiddetliydi, orada bayılmışım Meğer bayılmak değil, baygındım ayılmışım. Gözlerimi açınca, odamda yataktaydım Ancak, öyle bir halde, dünyadan uzaktaydım. Allaha şükür ettim, artık gerçeği gördüm Şükür Elhamdülillah, peşisıra diyordum. Ömür bir ganimettir,kıymeti bilinmeli Bu yazdığım şiirden, ibretler alınmalı. Mikdat der ölüm er geç, bizi gelip bulacak Ölümü unutanlar,bir gün pişman olacak.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.