Sevgiliye Mektup

M Muammer Çelik
0 Altın Yaprak
Ey Sevgili!.. Kapini ilk çaldigimdan beri; Günler haftalari, haftalar aylari, Aylar yillari kovaladi... Zaman yelkovan oldu; bense akrep... Sen kaçtikça, ben seni kovaladim.. Kimi zaman yakaladim; kimi zaman kaçirdim seni.. Sense, her defasinda giderdin, "gelecegim" diyerek... Ben yine inanirdim sana, yine kanardim.. "Ne akilsizca bir ümit, ne aptalca bir inaniş!" diye düşünürdün belki. Belki sen de seviyordun beni; Belki de geri gelmek istiyordun her gidişinde... Belki çigliklar atiyor, haykiriyor, isyan ediyordun kendi içinde... Belki de ben duymuyordum seni, sen beni duydugun halde.. Benden şiir istedigin o ilk günü hatirliyorum, biliyor musun... Biliyor musun o gün bana yanliş adres verdigini; Biliyor musun benim sana küstügümü; "Dalga mi geçiyorsun!" diye, seninle kiyasiya dögüştügümü!? Ne çok israr etmiştin bir kaç dize şiir için!.. Ben de kiyamamiştim ...Ve bir araba dolusu şiir göndermiştim sana.. Ya sen ne yapmiştin karşiliginda bana!? Anlatayim istersen; Sen dinlemesen de, aldirmasan da hatta... Içinin güzelligini başkalarina döküyordun... Muhabbetini, sohbetini hatta aşkini, bana degil, onlara anlatiyordun... En güzel hayallerini - en çok da acilarini, kederini - paylaşiyordun. Arada bir de "Bir kez daha düşünmeliyim" diyip gidiyordun... Görünmüyordun günlerce... ...Ve hatta, hafta boyu kayboluyordun.. Bense, gece ve gündüz, sevgini yüregimde yaşiyordum, Aşkini, sevdani besliyor, okşuyor, büyütüyordum. Şiirler yazip, türküler söylüyordum... Çok zaman da agitlar yakiyordum.. Her geçen gün, seni kendimden daha çok seviyordum... Ve hala seviyorum.. Ey Sevgili!.. Sen mahpusken o evde; Ben de bir kurtuluş savaşi yaziyordum. Geceleri kapini bekliyordum; Tek tek sayiyordum duvarinizdaki tuglalari... Sabahlara kadar kapinizin kolunu okşuyor, seviyordum. Elimin kapi ziline kaç kez uzanip geri çekildigini biliyor musun? Otoyolda, ters yönde, hem de 220 km hizla; Sana gelmek için yol aliyordum, biliyor musun!? Kapina gelip bir bir yildizlari sayiyordum... Saydigim her bir yildiz için, saçlarimdan bin tel yoluyordum... Sen tabularin, törelerin, örflerin; ...Ve tüm çaglardan daha çag dişi mantik sahiplerinin kölesisin diye; Ben, senin özgürlügünü bagrimi yirta yirta söküyordum ...Ve biliyor musun; ölümü göze alarak, kurtulmanin çaresini ariyordum... Biliyor musun seni, senden bile!.. zorla, çigliklar atarak kurtariyordum.. Ey Sevgili!.. Ya sen!? Sen ne yaptin bunca olandan sonra, biliyor musun!? Anlatayim istersen yine; Sen dinlemesen de, aldirmasan da hala... Özgürlügünü kazandikça gün be gün; Daha çok yaklaştin, daha çok sarildin, seni mahpus ve köle edenlere!.. Bile bile senin için günde milyonlarca kez öldügümü; Onlar için kisitladin sana yaklaşabilme özgürlügümü..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.