Karanlığım Ölmeden
M Muammer Erkul
0
Altın Yaprak
Bahtıkara bir gelin gibi düşersem içimdeki karanlığa...
Işık, ne yukarda kalır!..
Vakumlanırken dibe doğru...
Ve yutarken beni anaforlar;
Bir ananın gözyaşı gibi akar içim,
Akar içim, akar içim!..
Bir çilehanedir karanlık yatak.
Böğrümden böğrüme bir sarkaç vurur...
Canımda; içine ot dolmuş çanlar,
dili koparılmış horozu dinler!
Istırap... Her yanımdan canıma girer.
Bahtıkara bir gelin gibi düşersem içimdeki karanlığa...
Işık, ne yukarda kalır!
Fakat, ordadır...
Işığın geldiği yandadır, ışığın bana bir ip gibi sarktığı yöndedir, ışığın bir nefes gibi içime dolduğu yerdedir umutlar...
Ve ordadır hak ettiğim yer;
Ordadır...
Ben...
Kendi içindeki karanlığa düşmüş ve yine kendi içindeki karanlığın dibinde ölecek bir böcek miyim?
Ben...
"İçimdeki karanlığa" dünyayı zindan etmeyecek miyim?
Ben...
Kendimi bir çorap gibi tersine çevirmeyecek miyim?
Bilirim, ordadır...
Işığın geldiği yandadır,
ışığın bana bir ip gibi sarktığı yöndedir,
ışığın bir nefes gibi içime dolduğu yerdedir umutlar...
Ordadır hak ettiğim yer;
Ordadır...
Ve ben...
Karanlıklar ölmeden;
Nasıl ölürüm?
Işığa ulaşmak; ışığa tırmanmak!..
Umurumda mı?
Bahtıkara bir gelin gibi düşmüş bile olsam içimdeki karanlığa...
Işık kalmış olsa da en yukarlarda...
Vuruyor da olsa içimdeki sarkaç bir böğrümden bir böğrüme...
Ve ben; kör, sağır gecelerde,
dili koparılmış horozların sesini bekliyor da olsam!..
Sorarım kendime:
"Ben;
Kendi içindeki karanlığa düşmüş ve yine kendi içindeki karanlığın dibinde ölecek bir böcek miyim?.."
Işığa ulaşmak; ışığa tırmanmak gibi zor bile olsa...
Umurumda olur mu, biliyorsam?..
Biliyorsam; ordadır...
Işığın geldiği yandadır,
ışığın bana bir ip gibi sarktığı yöndedir,
ışığın bir nefes gibi içime dolduğu yerdedir umutlar...
Ordadır hak ettiğim yer;
Ordadır...
Ve ben...
Karanlıklar ölmeden; Nasıl ölürüm?
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş