Geldi Gel...

M Mürsel Sönmez
0 Altın Yaprak
geldi gel çiçek açasım geldi gel dağlardan ovalara akasım geldi bir de şöyle yan bir profilden üzümün şaraplaştığı yerden bakasım gülücüğünle uyanasım geldi bu karanlık uykudan doya doya yüzüne bakasım geldi gel hala eski zaman sözleriyle sesleniyorum sana ipeğin ipek olduğu kozanın koza dutun dut olduğu zamanın feraceden saçılan ışığın gurubu kızıl gül bahçesi ettiği bir imanın yettiği zamanın sözleriyle sen her zamanda aynı güzelliksin aynı bülbüller çiler senin için aynı göğüsler kanar gel kim nerede nasıl yanarsa yansın orda mutlaka sen varsın gel bakasım geldi yeni kızaran nar gibi titreyen titreyen ve sonsuzdan sonsuza akan o renge bakasım geldi gel hicabından al al gül damlayan dudaklarına kısarak belki de gözlerimi tüm varlığımla kamaşasım geldi gel uzaktan çok uzaktan derinlerden çok derinlerden sesin doğduğu yerden gelen duru damlacıklarını silesim geldi gözlerinden gel bir gülün bittiği yerden yenisi açan o sonsuz güzellikte elini elime alasım sana gelesim geldi gel üşüdüm seni sarınıp ısınasım geldi gel acıktım bakışlarınla doyasım geldi gel yittim kendimi sende bulasım geldi gel çıplağım seninle örtünesim geldi gel yalnızım seninle kalabalıklaşasım geldi gel bir güvercin göğsüne yaslanasım geldi gel kanatlarının arasına saklanasım geldi gel bahar kapısından girip zamanı baharlaştırasım geldi gel ölümün defterini düresim geldi gel denizinde serinleyesim nefesinde boğulasım geldi gel haydi gel parçalarımı topla mekanın kuyusundan çıkart beni loş bir aralıktayım ağart haydi gel bu yangından da çıkart beni...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.