Buğulu bir sabahın büyüsündeyken hayalim Ellerim dokunur pencerelere Dışarıda yıllanmış buz kütleleri Ve içerde bir parça siyah…
hiçbir ölüm, bahanesi olmayacak dönüşüme dışarıda sonbahar ve içeride kavurucu bir yaz da olsa dönüşüm olmayacak ben o sahneden ölürken çekildim…
bir kaç satıra sığmayacak kadar uzundur bir kaç saniyenin elemi, görülmeyenin verdiği gerilim, evet belki biraz korku biraz keder…
Bir masalın ilk satırlarında takılmıştı gölgem peşime Elimde (belki) bir sepet ya da masum kanlı bir bıçak duruyordu (O masumdu) Beyaza dokunmaması gereken elleri tutuyordu başlıks…
Susuşların bir cevabı taşır Bakışların başka bir cevabı Sonsuz bir hayata yakınlığın anlamıdır gidişin Ölüm;…
Ne kadar geçti ayrılığımızdan bu yana... kaç kâbus gecesiydi hayatım sen gittiğinden bu yana gün doğumlarına işlenen yüzünle gün batımlarına uzanan hüznün…
tek seferlik şiirlerden birisin sanmıştım oysa yanılmışım...