Gece Yokuşları
M Müsade Özdemir
0
Altın Yaprak
umutlarıma vurduğum zincirlerdir
gecenin dik yokuşlarında beni dibe çeken
görünür hüznün silueti gecenin yırtmacında
kudurur titrek dilimin sessiz çığlıkları
delerek uykuları vedalaşır sevişen kirpiklerim
dalar uykuya şafaklar buzdan döşeklerde
o görkemli inadıyla şafak terkisinde
gizlenir buluta dolunay, olanca öcüyle
o çıkmaz sokaklı yokuşlarda
inerken kara zindanlar gecenin sahanlığına
dokunmalarıyla boşalıveren o gürültü
dökülür ölüm kılığında
işte o an…
göğün karasularında şafağın boğulduğu andır
açılır taze mezarlar gecenin yamaçlarına
orada düşlerimin çaresizliği yatmakta
daralan soluğumun ardından
orada tükenmiş ömrüm nakışlanmakta
belki yıkılacak bu yokuş
gece dayayacak şakağını pusatlara
dökülecek öpüşmelerimiz tenimize
dökülecek yorgunluğumuz
belki son bir adımda
oysa geçiyor düşlerin el vermeden
sendin gırtlağımdaki öfkeli yudumum
sendin şarap rengi şafaklarda
o sarhoş sabahların soluk başlangıçları
aksak adımlarımın tozundan
sendin gözlerimdeki buğuluk
gecenin alaca yokuşlarında
ellerin ellerime değince
salınıvereceğim saçlarından aşağıya
dolanıp gerdanına, yedi kat yüzüne yüz sürüp
bir ateş bırakarak ellerine
o gün soğuk tenini öperek öleceğim
dağılacağım gece yokuşlarına
27/08/2006 - İzmir
Müsadenizle -şiir kitabından
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş