Göksun Lüğatı

M Mustafa Coşkun Kale
0 Altın Yaprak
Çamaşırhane "donnuk" bulaşık yeri "cağ " Maviye "gö" beyaza "apbağ" Çatısız eve "dam" üstünde "loğ" Zehire de "ağ" derler bizde Köpege "it", yavrusu "enik" Kediye "püsük" katıra "görük" Kabıza "peklik" ishale "ötürük" Dam kenarına "süük"derler bizde Kumaşa "pırtı" iç çamaşıra "don" Atlete "köynek" elbiseye "fiston" Duşa "çimmek" salğına "gıran" Bakır tabağa "sahan "derler bizde Kadın "avrat"tır eşiyse "gişi" Nineye "ebe" amcaya "emmi" Komşuya "gonşu" halaya "bibi" Şimarana "şimrime! " derler bizde Zayıfa "illengeç" balkona "örtme" Cimriye "mırhız" kepçeye "çomça" Perişan "sünepe" tepsiye "sini" Aileye de "horanta" derler bizde Patates "kerto" camlar "cıncık" Sahura "zöhür" çizğiye "cızzık" Tomruğa "zomp "başörtü "yâlık" İzmarite de "vızzık" derler bizde Etli yemek "sulu" çorbaya "şora" Patlıcana "baldırcan" çöreğe "kömbe" Mısır ekmeği "taptabu" döğmeye "yarma" Yoğurtlu yarpuza "toğa" derler bizde Tavuk kuluçkada "gurk" civcive "cücük" Mandaya "camuz" yavrusu "boduk" İyiyse "oflaz" ince bulgur "setik" Pamuğa da "pambık" derler bizde Lahana "ilehana" limona "leymun" Ekşiye "eşki" reyhana "ırahan" Helvaya "havla" nadasa "velhan" Mal gübresine "akmun" derler bizde Tahta terlik "habbap" karşı söz "çemkirme! " Süt-yoğurt "ağartı" tencere "kuşgana" Yük aracına "geçgele" taklit "ökünme" Kamuoyuna da "el-âlem"derler bizde "dert! " deyince "marat! " tuvalet "hacet" Sırt çantasına "gazan gabı" ele muhtaç "muhanet" Feraceye "ızar" rezil olmak "malamat" Hevesi kaçınca "sıtkım sıyrıldı" derler bizde Sulu aşa "lepe" gölgeye "duluk" Saf adam "pehlül" dişiye "gancık" Kümese "tünek" çürüğe "uluk" Sebze yerine "avarlık" derler bizde Baklavaya "paklavu" elmaya "alma" Sıcak "ısıcak" küçük baltaya "çalta" Yabancı "yadırğı" mısır lepesi "basta" Buğday ölçeğine "silme"derler bizde Dişi ata "kısrak" böceğe "böcük" Birdahaya "galan" doğruya "essah" Naneye "yarpuz" giyeceğe "esbap" Çocuk severken de "ırık" - "tombak" derler bizde Çuvala "seklem" fark etmeye "teh düşmek" Nemli tarla "darbız" şerbete "şirincelik" Ondan sonra "imi dime" tamamen "bi demlik" Ahır penceresine "temek" derler bizde Karlı-pekmez 'garsambaç' çoban 'sığırtmaç' Sıpaya 'kürrük' gübrede oynanan 'köküç' Oklava 'oklâç' çeviren 'evreeç' Pekmezli tatlıya 'omaç' derler bizde Mutfak 'ocaklı yer' yumurta "bıdık" Şekli bozuk 'meymenetsiz' kadın küfrüdür 'yoluk' Söz bilmeze 'elevetsiz' kiler 'zahralık' Kızdırırsan 'batasıca! ' derler bizde Şimale "guz",damada "güvâ" Boğulma "bosukma" kaburgaya "eyâ" Gözetmeye "kişifleme" sıkışınca "gısıkma" Canı sıkılınca da "dışlığım gelmiyo! " derler bizde Mustafa'ya "musduk" ayşeye "anşa" Garibana "sefil" babaya "ağa" Dağların şahıdır ahh! şu "Binboğa" Göksun'a hep "Gösün" derler bizde Hasretin düştü de herşeyden ayrı 'Arı-sili' olmuşsa gamsızım gayri Yazmakla bitiremem bu "menşur" diyarı 'Gına getirme'den; dillen! ,şahlan! bari -

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.