Etfaye Meydanı

M Mustafa Coşkun Kale
0 Altın Yaprak
Dondurucu Angara ayazı; Ve..Etfaye meydanında, Onbirin de bir çocuk...! Başında bir bere, Üstünde de; Durnalı bir şapka Yüzü böylece örtük, Sadece gözleri var; Masmavi ve boncuk... Atkıyı da sarmış boynuna; Ve rengi; kaderi gibi Yırtık ve kara bir gocuk... Kadifeden pantol; Elden alınmış! belli; Beli de bol Gırnap geçirmiş kemerine... Kocaman botların Yırtığından, Yün çorap fışkırıyor... Etfaye meydanın da Bir çocuk! ; Anasının, Üçüncü kocasının; İlki imiş simit satan bu çocuk..! Birde bacısı varmış; Kendinden epey küçük Parmakları üşüyoda Yırtık eldivenden; Üflüyo arada Eldiven üstünden... Gecekondumu dediydim de Oturduğun yer; Ne gezer barakaymış meğer... Almadan verdiydim Demir paranın; En irisini de.. Olmaz! ,alamam! dedi Utandırdı epey beni... "Utanın! " der gibi... Ne isterdin yaa? Bir babam,ağabeyim Olaydı da... Öteki oğlanları da işaretle; Şunlar beni dövüyo yaa! Dediydi... İri de görünüyordu onlardan amma... adı da anasının adı; YETER! miş meğer... Etfaye meydanında; Oğlan sandığım bu çocuk !...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.