Boşluklardan başlar yalnızlık hep Hep boşluklardan bu delilik Bu şairane kepazelik Hafife aldıran tanrıyı, nezaketle…
Yosun ve Islak yıldız kokuyor gece Bir deniz olmalı buralarda uçsuz bucaksız İçinde suretimi saklayan aşklar gibi Aynalar gibi…
gerçeküstü bir yalnızlıkla bir uzun odada bildiğim bütün şarkıları geri çevirerek yazıyorum bunları bir çeşit tümevarım sözcükten kalbe bir çeşit illüzyon…
Çıkıp yağmurda yürünebilir de bir aşkın ardından Yanıp söner su birikintileri; yıldızlar yansır Bir kanamayı durduracak bütün güzellikler Ölü bir kadına pervanedir artık…
Uzun, gri bir yol yalnızlığında büyüdüm Yapış yapış birikti zaman hafızamda Ardımda akıp giden çizgiler birikti Yağmurun söylediği şarkıyı duyardı içimdeki çocuk…
adımı söyle gece! bir yaprak düşsün tenimden öteye o kadın bulsun beni yerde çırılçıplak öpmesin bile
Ağlamaktır şiir yazmak Bildiğin, oturup bir güzel ağlamak Bir dolu kelime biraz kan biraz sperm…
Bir tümcenin yarısında gece oluyor ağzım Büyük ağaçlar gibi susuyorum Aklımda yaprak kadınlar…