Rüya

M Mustafa Koşar
0 Altın Yaprak
Uzak dünyaların şarkısı küçük ıslığımda Yıkılan, kaybolan, Ağlayan dünyaların şarkısı Karlı bankta geceyarısı ürpertisi Bir bedende üşüttüğüm iki hayat Biri senden geriye kalan ben Diğeri hayalimdeki, karşımdaki sen Ayrılmamalıydık... Adın gibi rüya olmalıydı herşey Bir kabustan uyanmalıydım Sana koşmalıydım kan ter içinde Gözlerine bakıp sıcak sıcak ağlamalıydım Sarılmalıydım Hatıralar buğulu gözlerimde buz tutmamalıydı... Doruğuna koşarken Eteklerde bitiveren bir aşktı bizimkisi Ne devam edecek bir güç, Nede inmeye cesaretim kaldı Bir fırtına uğultusu kulaklarımda Derinden, yankılı çığlık Sensizliğin soğuk, titrek haykırışı İster istemez senli bir mazi Tozlu kitap gibi yeniden açılan... İlk önce çocuk olduğumuz çılgınlıklar Coşkulu bir aşktı Cadde, sokak, kaldırım, park dinlemeden, Hissettiğimiz gibi! Arzuladığımız gibi! Hayret dolu bakışlar arasında, Farkedilen mutluluğumuzdu çiçeklere karışan İkimiz mi farklıydık? Yoksa başkalarımı? Seviyorum demek yetersizdi Ellerimiz, gözlerimiz, tenlerimiz sevmişti Mesela, Yanyana iki ağaç gibi mecburduk Mesela, Bir güneş, bir ay gibi uzak olsakta, Sevgimizse dünya ışıksız bırakmazdık Son bir batışdı gidişin Benim ışığımsa geceye aitti... Kırılıyorum Rüya...üşüyorum Sıcaklığını özlüyorum Şefkatli varlığını Gözlerimden geçen sevdiğimiz serin doğayı Vadileri, bulutları, yağmurları, Sütlaç kokan çimenleri, Sabaha günaydın diyen köylerin sadeliğini Oysa doğa yıllarca aynıydı Yağmurlar, köylerde Güzel olan sendin Rüya.. Yaşamayı gözlerinde hissetmiştim Karnaval esintisiydi bakışların Dalar giderdim eğlencelere Artık bir tarafta mutsuz kışın kokusu Bir tarafta unutamadığım saçlarının kokusu Kaybolan gençliğimin garip sorusu Neden herşey suskun? Neden herşey durgun? Bir zaman şarkılardaydın Hasret nedir bilmezdim Ansızın gelen bir melek, Sen belirirdin yanıbaşımda Dinledikce, Yıkılıp kalmış bir ev hayal etmezdim Şarkılar zaten hiç susmaz ki Güzel olan sendin Rüya... Şimdi bomboş caddenin sonunda, Bir gar ve ben kaldım ayakta Bütün kent evine kapandı Bende yalnızlığıma Çocukken! , Karanlıktan korkar, Sıkıca anneme sarılır! Biraz ürperti, güvenle uyurdum Sana güvendiğim gibi... Sen beni hiç bırakmayacaktın güya! Tükeniyorum Rüya... Bir kıyametin şavkı yüzümde Buzlu kaldırımlara benzetiyorum kendimi Öylesi beraberlik kokan dumanlara mazimizi Yorgunluk veren bir aşktı bizimkisi Hem sihirli hemde sarhoş Her defasında beni uğurladığın, Uzun süren gece yolculuklarım gibi Rengarenk otobüsün, şehirlerin ışıkları Yolların büyüsü Sanki sadece senin olduğun, Bambaşka bir rüyaya dalar gibi Yarı yorgun, yarı uyanık yaslandığım koltuğumda, Camda sana ait olmamın tebessümü Damağımda dudaklarının tadı... Işıklar her gece yanardı Yollar şehirler aynıydı Güzel olan sendin Rüya... Artık, Dermansız yanan sokak fenerinin gölgesinde hepsi Birazdan sönecek ateş gibi Beyaza gömülecek köz kadar savunmasız Yağan kara baksana Rüya! loş bir dünyada binlerce kelebek düşün Nasılda güzel Nasılda birliktelik anımsatıyor Karşı kaldırımdaki ihtiyar çift gibi Nasılda özlemle gidiyorlar evlerine Adam gider gitmez sobayı yakar Kadın sıcak bir çorba yapar Belki ihtiyar sesleriyle eskileri anarlar Sonra kadın, Hadi bey! uyu artık der, Usulca adamın üstünü örter Falan filan işte! Seven her zaman, Sevdiğinin yanında olmalı derdin güya! Hadi Rüya kaybol artık Üşüme git artık! Sıcacık sevgiler inan bir ömür senin için Haber saldım ümitlerime, Birazdan kıyasıya savaş var O da benim için Karlı bankta belkide yok olacak bir hayat Sevgisi senin için Hadi Rüya yalvarırım kaybol artık Herşey bir hayaldi Gerçek olan sendin Rüya... Sendin

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.