Ki:
M Mustafa Nazif
0
Altın Yaprak
günahlarından arınmış,
yalnızlıklarından umudu kesmiş
kalabalıklar arasında
muhallebicinin oğlu kadar yalnız,
kitapçının oğlu kadar cahil
şiirlerini unutmuş bir şair kadar
müstevli.
annemin genç kızlık hayalleri kurduğunu bildiğim kadar
babamın mustafa'lı hayaller kurduğunu bilirim.
aşk'ı unutmuş göğüslerinde,
elleri nasır tutan / ve hayatı,
bir ucundan yakalayan.
annem unutmuşken genç kızlık hayallerini.
ben şimdi, babam'lı düşler kuruyorum.
ansızın bir sokak ortasında,
fethi paşa'nın yokuşuna dayarken sırtımı.
sandım ki, uzaktan bir yerlerden;
babamı gördüm kır saçlarına hayat karışmış.
binlerce güvercin uçarken yüreğimden,
içimde kaç çocuk öldü sayamadım.
istanbul en çok adam eden,
biraz da adamlıktan çıkartan yanlarıyla.
bir vapur ne kadar sessizse,
martılar da o kadar sessizdir özgürlüklerinde
ayak izlerim karışırken kalabalık ayak izlerine,
yalnızlığım bir ağıt gibi avuçlarımda
kanayan bir gül görürsünüz
en çok ona benzeyen.
Feryadı figanım dilde ahımdır benim
göğsünde kanayan güllerin dikenleri
ki dikenleri kalbime saplanan
ve yolları ki şehrin,
kıvrımları hiç bir köşebaşına çıkmayan.
sen de ki girdaba benzeyen
ben diyeyim ki adını koymadığım
kaybolup giden düşlerimin esiri.
adımdan bahsetmiyorum hayır.
deşifre etmiyorum hiç bir şiirde
ne adını, ne saçlarına düşmüş;
yokluktan dem vuran sonbaharı.
unuttuğum mevsimler kadar,
aşklar da vardı yaşanmamış.
ve aşklar ki, yaşamadan ölmüş
bir çocuk gibidir, adı konmamış.
ki; bir bağlaç ile ne kadar
hayata bağlanabilir insan.
unut beni,
adımı kanla yazdığın yerde.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş