Bilen Gelsin Bu Meydana...

M Mustafa Suna
0 Altın Yaprak
Gürgen fasulye sırığı, Yayman patlıcan karığı, İki geverlik arığı; Bilen gelsin bu meydana... Tutar ıspanak yükünü. Sular “Umarlar Bükünü.” Yetmedi suyun yekünü; Salan gelsin bu meydana... Kış gelince yakar meşe; Meşe közü derdin deşe.. Gamdan artmıyor ki neşe; Gülen gelsin bu meydana... Tarlada arpacık soğan; Zemheride kardır yağan... Yok üstüne güneş doğan; Bulan gelsin, bu meydana... Kasım, aralık yakını; Ararlar malın pakını; Verdiği malın hakını; Alan gelsin, bu meydana... Oğlu-kızını evere; Tüccar arar; hakkın vere... Kazma çepini gevere; Çalan gelsin, bu meydana... İçer tarhana aşını... Arar ağrımaz başını.. Çentik değirmen taşını; Delen gelsin bu meydana... Haller; hallolmadı gitti.. Halsiz kaldı; takat bitti... Onca zahmet cana yetti; Kalan gelsin, bu meydana... Ermez hayali samura.. Gözyaşı katmış hamura.. Diz boyu, çorak çamura; Dalan gelsin, bu meydana... Hepsi pişkin; yoktur hamı... “Seki”de acı payamı, Kuru meşe, sarı çamı; Dilen gelsin bu meydana... Maktada verirler sarpı... Doğmadan atmışlar çarpı.. Dolaşmaktan; şarkı, garpı; Yılan gelsin bu meydana... Tüttürecek ocağını.. Göğe açmış kucağını.. Mümkün mola bacağını; Çelen gelsin bu meydana... Gün ortası yer ayazı; Dili susar; yok avazı.. Vesvesesiz bir namazı; Kılan gelsin bu meydana... Ne, yazı hoş; ne, kışı hoş; Gece gündüz; koş babam, koş.. Göz oluğu olur mu boş? Dolan gelsin bu meydana... Kuşanan yokluk tacını; Güler gördüm bir kaçını... Evlat üryan; ak saçını; Yolan gelsin bu meydana... Doğunca; borçsuz doğalar; Gülmedik; gülsün çağalar.. Israrı yok; bey-ağalar; Gelen gelsin, bu meydana... Nadasta geçirdi güzü; Kışta kalmış, tek öküzü... Genç yaşta körpecik yüzü; Solan gelsin, bu meydana... Kırağıdan çok çektiği; Çillendi; çimlik ektiği.. Tevekkülden yok sektiği; Olan gelsin bu meydana... Irgatlık zor gelmiş eşe.. Dört çocuğu; çıkmış beşe; Garip başın, taştan taşa; Çalan gelsin, bu meydana... Bilin mi; burçak ekmeği, Tarlada tırmık çekmeği? On kişiye, bir ekmeği; Bölen gelsin, bu meydana.. Nerde otlar; koyun, keçin? Yasaklardan yasak seçin! Yaz gelince yaylak için; Ölen gelsin bu meydana.. ... Dertleri, hiç bitmeyecek!! Söz verirler: “acak-ecek”!! Sözü ateş söndürecek!! Yalan gelsin bu meydana.. ... Dallı Mustafa’nın farkı: Vaktinde yağlıyor çarkı... Vakt gelince, evi-barkı; Silen gelsin, bu meydana..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.