Acılara, acı kattım; acıdı... Acım benim; gönül başa tacıdı.. Yıllar geçti; sayamadım; kaçıdı? İlk gözağrım; düşte gördüm toyunu...…
Şair, eğitimci-araştırmacı yazar. 1960 yılında, Mihalgâzi İlçesi, Alpagut Köyünde doğdu. Alpagut İlkokulu nu 1971 yılında tamamladı. Aynı yıl, girmiş olduğu Devlet Parasız Yatılı İmtihanını kazanarak Konya İmam-Hatip Lisesi''ne kaydoldu. 1978 yılında girmiş olduğu üniversite sınavında Erzurum Atatürk Üniversitesi, İslâmî İlimler Fakültesi''ni kazandı. Yaz döneminde, Kütahya, Hisarcık (O yıllarda Emet İlçesine bağlı) İlçesi, Hocalar Köyü Câmi İmam- Hatipliği görevinde bulundu. 1978 yılında başladığı üniversite hayatını, 1983 yılında tamamladı. 1982 yılında, İslâmî İlimler Fakültesinin adı, İlâhiyat Fakültesi olarak değiştirildi. Okulunu bitirdiği yıl, Erzurum Merkez,Gâzi Ahmet Muhtar Paşa Orta Okulu, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine atandı. 1984 yılında, vatani görevini yerine getirmek için Tuzla Piyade Okulu''na; oradaki eğitimini aldıktan sonra, asteğmen olarak Ağrı, Patnos''a gönderildi. Görevi sırasında terör örgütüyle yapılan ''Güneş Harekatına'' katıldı. Vatani görevi bitiminde, öğretmenlik görevine geri döndü. 1989 yılında, Gâzi Ahmet Muhtar Paşa Orta Okulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğinden, Eskişehir, Sarıcakaya İmam-Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmenliğine atandı. Bu görevden 15 Ağustos 2012 tarihinde emekli oldu. Şair, Eskişehir-Sarıcakaya'da ikamet etmektedir. İletişim Bilgileri: Elektronik posta: [email protected] Şiirle lise yıllarında tanıştı. Üniversite yıllarında yazdığı bir kaç şiir dışında, son dönemlere kadar şiir yazmadı. Değerli şairlerin teşvikiyle son yıllarda tekrar şiire döndü... Şair, şiirlerinde, imza olarak, doğduğu çevrede öyle tanındığından dolayı ''DALLI MUSTAFA'' mahlasını kullanır. Şiir dışında; psiko-sosyal tahliller ve tarih felsefesi alanlarında yazılar da yazmaktadır. Tüm Şiirlerini; antoloji.com, alpagut.org, edebiyatdefteri.com, hicrandergisi.com başta olmak üzere, diğer şiir sitelerinde yayımlamaktadır. Deneme türü yazıları; İlkadım, Bâciyân, Beyan, Diyanet ve Avrupa Diyanet Dergilerinde yayımlanmıştır. Şiirleri; Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Sevdamız Sarıcakaya, Bâciyân, Kardelen Dergilerinde; Merdiven ve Şemsiye adlı Edebiyat Dergisi Yıllıklarında, Konya'da Kültür ve Medeniyet adlı Bültende yayımlanmıştır. Şair; Eskişehir Şairler Derneği üyesidir. Evli ve beş çocuk babasıdır. Arapça bilmektedir
- "Sakarya Çığıltıları"(Şiir Kitabı) , “Abdullah B. Mes’ûd ve İslâm Tarihindeki Yeri”, “Tüm yönleri ile Mihalgâzi Alpagut Beldesi” (web: www.alpagut.org) adlı çalışmaları bulunmaktadır.
Mustafa Suna şiirleri
Âşıklara aşk soranlar; Meşk olmadan aşka varmaz..! Meşk meclisine varanlar; Gözün yorar; gönlün yormaz..!…
“Mezarlık”ta kayardık çim kayağı Geç kalınca yerdik evde dayağı. Yollar eder çamur, eli, ayağı.…
On dördünde gelin olmuş Babam'a, On beşinde hamileymiş Abam'a.. Eskidikçe yama vurur abama!…
Artta Maya; Avşar Kızı yürüdü.. Obaları kara duman yürüdü.. Ferman geçmez yaylalarda, hürüdü...*…
Barak Kızı; “Barak” çektim; hâle göze kan düştü. Gelin göçtün; gurbet ilde, boynun bükük, yan düştü. Yurdum yurdum, diye diye, uzaklarda can düştü..…
Düşümde görmüşüm, zülfün çözerler. Kız, kızân toplanmış, çeyzin yazarlar. Sürmeli gözlere, sürme çizerler. İniler, çağırır, illerin beni.…
Hey yârenler; kalemim geldi aşka; Bir dinleyin; bizim eller bam-başka... Gördüklerim... Sayabilseydim keşke...…
Gürgen fasulye sırığı, Yayman patlıcan karığı, İki geverlik arığı; Bilen gelsin bu meydana...…
Cihanda bulunmaz birer eşi; Kimi erkek, kimi dişi; "Tapulu mal"; yoktur peşi; Vatandır, Millettir, Devlettir düşü�…
Ekim sonu yaprak dönmüş gazele, Doğmuşum ben, Anam almış, bez ele. Hıçkırarak ağlar iken naz ile, Yumuk gözlerimde, yaş bulamadım.…
Yürür, yürür, selvi boylum, aslına. Yolda gördüm, gider sulak faslına. Kendinde yok, bâri versin nesline. Vefâ nedir, bilmez gözün sürmeli.…
Seher vakti haber sordum pınara; Suyun içen, Sürme Gözlüm; gördün mü? Al yazmasın deste yapmış kenara; Büklüm büklüm, sırma saçın ördün mü?…
Can yarası, can yarası Canânım mı, can yarası Yarma! Canânım, cânımı. Kapanmazmış, can yarası.…
Çeşm-i Siyâh, çeşm-i siyâh, yakma! Dur! Gönül ister, dîl-i sohbet, ne gezer. Âb-ı hayât olmuşsun sen, akma! Dur! Akşam olur, paslı yürek hem bezer.…
15 / 49 gösteriliyor