Hasan Boğuldu
N
0
Altın Yaprak
Hasan ince bir delikanlı ,
Ovada anasıyla yaşardı...
Bağ bahçe eker dururdu ,
Dünyasında bir anası vardı !
Bir de atıyla arabası ,
Gider gelirdi pazara...
Ardından ana duası ,
Gelmeden hiçbir nazara...
Pazarda bir kıza rastladı .
Obadan bir kızdı "Emine" adı...
Ruhu birden bir hoş oldu ,
İçine bir büyük sevgi doldu...
Ovalı Hasan , obalı Emine,
Görmeden edemez oldu...
Birkaç hafta sonu yine ,
Gönüller yeşerip soldu..
Hasan karar verdi Emine'ye ,
Annesine "seviyorum" diye...
Sevgisini içten içe döktü ,
Emine hayaliyle önüne çöktü...
Emine de Hasan'ı unutmadı ,
Ruhuyla kaynaştı ona...
Dilinden düşmedi adı ,
İçin için bulaştı ona...
Aşk içinde bir hoş oldular ,
Ailelerine açtılar sevgiyi...
Bazen boşaldı bazen doldular ,
"Birbirimizi seviyoruz.." deyi.
Sonra obanın katı kuralı ,
Ovalının başına dert oldu...
Bu dünya durdu duralı ,
Ovalının başına dert oldu...
Hasan'a yüklediler tuzu ,
Bir çuval ovadan yukarıya...
Hasan'ın yetmedi gönül hızı,
Yükü ağır geldi fukarıya...
Emine önde Hasan ardında ,
Çuval omuzunda Hasan'ın...
Bütün gücüyle dağa vardığında ,
Nefesi yüreğinde Hasan'ın...
"Emine'm ben daha çıkamıyorum !
Burdan yukarı gidemem gayri..."
"Ver !" dedi Emine, "ben gideyim...
Unut artık beni gayri..."
Hasan yüreği parça parça ,
"Emine'm gitme bırakıp beni...
Ben nasıl unuturum seni...
Ben gelemedim ! Sen gel gayri..."
Dedi , inleyerek aşağı yöneldi ,
Emine'nin aklına töresi geldi...
Bir an her şeyi atası bildi ,
Delicesine obasını göresi geldi...
Hasan perişan yardan uçtu...
Yar için yardan uçtu !
Boynunda Emine'nin atkısı ,
İçinde Emine'nin tutkusu...
"Emine'm !..."dedi dağlar inledi.
Ormanda kurtlar kuşlar dinledi...
Emine'den ses yok , gitti.
Hasan suya atladı boğulup yitti...
Sular yuttu garip Hasan'ı ,
Bir yunus gibi aldı içine...
Geriye atkısı kaldı bir anı ,
Bir yunus gibi aldı içine...
Emine'ye birden ayan oldu !
Doldu Hasan bütünüyle içine...
Dayanılmaz bir an oldu ,
Emine de sevgiyle çarpıldı yine...
Aradı ..."Hasan, Hasan'ım !..."diye ,
Dağlar inledi , sessiz sessiz ...
Hasan duysaydı "canım" diye ,
Sarardı bağrına sessiz sessiz !
Ovanın Hasan'ı boğuldu...
Bir bahar meyvesi gibi !
Yemyeşil ince ve narin ,
Bir bahar meyvesi gibi...
Emine çıldırdı birden ,
Gözü açıldı gördü her şeyi...
Hasan yoktu kayboldu birden ,
Gönlü açıldı gördü her şeyi !...
Hasan sessiz, Hasan yok !
Emine de astı kendine...
Artık ! töre , artık yasa yok...
Emine de astı kendini...
Töreler yasalar durdu...
Bu acıya dağ taş kudurdu !
Bir insan için böyle mi olurdu ?
Bu acıya dağ taş kudurdu !
Hasan bir töreye boğuldu...
Suyun derenin suçu yok !
Emine de bir töreye boğuldu !
Suyun derenin bir suçu yok...
Boş dünya bomboş kalsın !
Sevenler neden böyle olsun...
Bırakın herkes muradın alsın ,
Sevenler neden böyle olsun ?
Artık ! ne ova ne de oba ,
Neye yarar bir töre çaba ?
İşler gelmeyince hesaba ,
Sevenler neden böyle olsun ?
Dağlar ses verin yiğitçe !...
Sular akın oyarcasına...
Daha nasıl olur öğütçe,
Sevenler neden böyle olsun ?...
İnce Hasan'ım , güzel Emine !
Derdim artıyor andıkca yine...
Sizleri yaşıyor sandıkca yine ,
Sevenler neden böyle olsun ?...
20 Ocak 2002 - Ankara.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş