(bıraktılar masama Sıcak ekmeği, Gel de yazma...)…
turuncu turuncu gün batımlarında sana dolu dolu yağmışız yüksek gerilim hatlarında yollarına ıslak düşmüşüz…
Gece saat üçtür, bu üçler bininci belki Vazolarda kopya kasımpatılar papatyalar Dilsiz bakışmalar, içsel şarkılar Sarar seni sokakların sessizliği…
seni özlememeye karar verdim karar verdim bir it gibi bu şehirde seni koklamamaya sümüklü böcek kokulu gecelerde…
Albümleri taradın o eski fotoğrafları, Keman nağmeleri sarardı bahçeyi, Kara safiye sarmaşıklar arasından kokardı, Hacı şakir'di bahriye teyze'nin kızıydı,…
yaşadığın şehrin görüntülerinde geziyorum kaçamak kaçamak fotoğraf karelerinde seni arıyorum bir umut yüz umut bin umut...…
zararlı otları ayıklamakla meşgulüz şu sıralar tırnaklarımızla kirlettikleri okyanuslarımızdan…
Yazı yalnızdır, kalem yalnız... Sen bir uçurumun kıyısından dönüp baksan, Saçların uçuşsa kasırgalarda Ben kalsam acı bir tebessümle bomboş caddelerde…
Seni böyle masada Başım ellerimin arasında Arsız yağmurlu akşamlarda Ağaran saçımla sakalımla…
yaşamayı sen varken seviyorum aksiliğin kıyısında, yıldızlara koşarken yapraklar bana sarılırken arıları kovanlarından ben kovalarken…
sana yasağım birbirimize suskunuz açılmıyor kapılar içimiz dışımız…
Bir resmin de yok Cüzdanıma sığacak kadar Canım sıkıldığında Açıp bakayım…
sınırlar koymuşsun yürümüşsün bir kurt sürüsü dağlarda tipilerde kalmış sırtını dönmüşsün…
beklerken sinema çıkışları kapanıyor kuruyemişçilerde kumrular çerezlere sulanıyor…
içimizde kanserli hücreler gibi sinsi sinsi çoğalıyorsun yıkımcı pazarlarında geri dönüşümsüz…
15 / 33 gösteriliyor