Eylül Yitikliği

N Nevin Kurular
0 Altın Yaprak
Gurura gizlediğim özlemle, rastladım sana yine dün gece her gece gibi, infazdaki şiir ölümlerimin... acısına gizlendiğim bir kıyamet sahnesi kalabalığıydı can kırıklığım.. gözlerimde cam parçası resimler izi en azından şiir güzelliği gizi ziyan tezgahında pazarlarken beş para etmedi kan yaşım ne acı! susmasını böyle öğrendik belki.. yalan yanlış gülmelere pembeleşirken duman renge mühürlendik coşkulara kilitli labirentten. oysa! böyle olmamalıydı bu şehrin akşam çıkmazı bu kaldırım biçmeleri akasyalı sokaklardan geçerken.. gözü kör eden budaklar figanından düşen dem türküleri eylüle ne acı! saran, talan bir şehir akşamı bağları viran eden hazan gamı ufka sis perçinleyen boğan zifir gece sancısı ilk ürperişi değilken ıssızlığın ve yalnızlığın yineleri yine çok acı! anlamaz halden ahtapot kollu hüzün, incili midye sevinç bildiğim.. gam dediğim sehere düşen yaşam duyumsuz tadımsız bir hiç.. devrana mekan dili yabancı şehir benden anlamaz anlamaz olan sabah aşktan ne acı, ne acı eylül yitikliği..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.