Uzattın demir parmaklıklardan Titreyen ellerinle Hasret kokan,nemli mektuplarını Eklemişsin son satırına…
Ağlarsan; Saplanır gözyaşların yüreğime Damla damla iner kurşun ağırlığında bedenime Ağlarsan;…
Ağlama çocuk; Hüzünler pamuk şekeri gibi Erimeli damağında Elma şekeri tadında gülüşler…
Morarmış dudaklarının arasından Yarım yamalak dökülen sözcüklerle Türküler satıyordu çocuk…
Biliyorum pencerende Yağan karı izliyorsun şimdi, Asırlar öncesine gidiyorsun her kar tanesinde Uzatıyorsun ellerini dışarı,…
Gidiyorum işte! Sana bırakıyorum Martı kanadındaki yüreğimi Gökyüzünün ağlayan bulutları,…
Bu gece çiçeklerimi suladım Gönderdiğin gözyaşlarınla İçimi çektim,gökyüzüne baktım Yıldızlar söndüler birer birer…
Sen giriyorsun gülümseyerek Açtığım her kapıdan Sen çıkıyorsun karşıma Geçtiğim tüm yollardan…
Gün oldu Gözbebeklerinde yeşile durdu ağaçlar Gün oldu Yüreğimde çiçeğe büründü…
Her gün bu vakitlerde Kızıl bir alevde tutuştururdu hüzünleri Oyuncular…
Demir parmaklıklar ardına Atılmışsa yüreğin, Hayallerin gözaltına alınmışsa Güneşi göremiyor,…
Ey İstanbul! Geldiğimde sana Ağlıyordun Boynu bükük bir çocuk gibiydin,…
Çok özledim gel diyorsun Bekle kış gelsin sevdiğim Otursun kardan adam Hasret yüklü dağlarda…
Kalırsın anılarınla başbaşa Yapacak işinde yoktur başka Gözlerindeki yakamozlar.... Parıltılarını kaybeder birer birer…
Çocuk gülüşlerini düşürdü ellerine Yaşadığı şehrin otobüs koltuğunda Dilinde cam kırıklarıyla Gözyaşlarına karıştırdı gözyaşlarını…
15 / 29 gösteriliyor