Geçmiş Yükü

N Nilgün Marmara Nilgün Marmara
0 Altın Yaprak
Renkleri çıkarmayı beklemiştim, bir ilişkinin renklerini, Anılardan süzerek dolayına getirmeyi. Şimdi uçuk da olsa, yüz yüzeyiz. Geçmiş ağırlığının somut ton ayrımları, Sevinçten çok acıdan dokunmuş çocukluk giysileri, Onların uçurumlu renkleri, belirsiz kıvrımları, Seni örtüyor, beni örtüyor, Alıkoyuyor [geceselden] bundan böyle, Günden ise... O her zaman uzaktı! Aşağılık belirtileri sahipliğin, birleştirdi ne geceyi ne gündüzü. Kölelik yetişemedi aralık paylarına sevincin. Bilincin boz yüklerini attıkça omuzlarımdan Şimdi solduruyorum canlarını taşkın kırmızının yeşil çoşkunun. Geriye mavi bir taş, belirsizlikler taşı, hüzünlü kabuk kalıyor yine! Dönemiyorum artık ezinç bilgisiyle sınırı dürülmüş geçmiş renklere; böyle karşı karşıyayım geri çekilen farkın ağıdıyla! Gölgesi; renklerin uçurumlarından koyaklanan belirsiz kıvrımları giysilerimizin, seni örtüyor beni örtüyor. Alıkoyuyor geceselden bundan böyle. Günden ise... O her zaman uzaktı! Ekim, 1981

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.