N Niyazi Mısri

Niyazi Mısri

20 şiir · 1618 — 1694

0 Altın Yaprak

17. yüzyıl Halveti tarikatının Niyâziyye veya Mısriyye kolunun kurucusu, büyük bir sûfî tasavvuf edebiyatı ustası şairdir. Asıl adı Mehmet olup, 12 Rebiülevvel 1027 / 8 Şubat 1618'de Malatya'nın şimdiki adı Soğanlı köyü olan İşpozi kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası, yöresinin önde gelenlerinden Nakşbendiyye tarikatı mensubu Soğancızâde Ali Çelebi'dir. Niyâzî ve Mısrî ise mahlaslarıdır. Mısrî mahlası tahsilini Mısır'da yaptığından dolayıdır. Çeşitli medreselerde eğitim görmüş ve farklı yerlerde tasavvuf bilgisini geliştirmiştir. 1655 yılında Halveti şeyhi Ümmi Sinan'dan hilafet alarak irşada mezun kılınmış, memleketin pek çok yerinde vaazlar vererek halkı irşad etmeye çalışmıştır. Şöhreti her yana yayılan Niyazî Mısrî, ordunun maneviyâtını yükseltmek için Sultan IV. Mehmet tarafından Lehistan seferine götürülür. Hakkında ileri sürülen iftiralardan sonra Limni adasına sürülür ve burada onbeş yıl çileli bir hayat yaşar. Ölümünden bir yıl kadar önce affedilir ve Bursa’ya döner. Fakat Bursa Kadısı'nın şikayeti üzerine tekrar Limni’ye gönderilir ve burada vefat eder. Osmanlı sultanı tarafından sürgüne gönderildiği Limni adasında 1693 (H.1105) senesinde bir Çarşamba günü kuşluk vakti vefat etmiş olup türbesi de aynı adada ziyaretgahtır. Türkçe ve Arapça manzum ve mensur on ciltten fazla eseri bulunmaktadır. Aruz ölçüsü ile yazdığı şiirlerinde genellikle Nesimî ve Fuzulî’nin, heceyle yazdığı şiirlerinde ise Yunus Emre’nin etkisinde kaldığı görülür. Divanı’nın yanı sıra, “Risaletü’t-Tevhid, Şerh-i Esma-i Hüsnâ, Sûre-i Yusuf Tefsiri, Şerh-i Nutk-ı Yunus Emre, Risale-i Eşrât-ı Saat, Tahir-nâme, Fatihâ Tefsiri, Sûre-i Nûr Tefsiri” eserlerinden bazılarıdır.

  • Divân

Mecmuaları

  • Süleymaniye Küt. Reşid Ef. 1218 numaradaki mecmua.
  • Bursa Sultan Orhan Küt. 690 no’lu “Mecmua‐ i Kelimât‐ ı Kudsiyye” diye adlandırılan mecmua.

Risaleleri

  • Risâle‐ i Devriyye
  • Risâle‐ i Es’ile ve Ecvibe‐ i Mutasavvufâne
  • Risâle‐ i Eşrâtü’s‐ Sâat
  • Tabirnâme
  • Risâle‐ i Haseneyn
  • Risâle‐ i Hızriyye
  • Risâle‐ i Arşiyye
  • Vahdetnâme
  • Risâle‐ i İade
  • Risâle‐ i Nokta
  • Akîdetü’l‐ Mısrî
  • Risale fî Devrân‐ ı Sofiye
  • Etvâr‐ ı Seb’a

Şerhleri

  • Şerh‐ i Esmâ‐ i Hüsnâ
  • Şerh‐ i Nutk‐ ı Yûnus Emre

Ait Olduğu Söylenen Diğer Eser ve Risaleler

  • Lübbü’l‐ Lüb ve Sırru’s‐ Sır
  • Cenâb‐ ı Hakk’ın her şeyi muhit olduğu hakkında risale
  • Elğâz‐ ı Sofiye
  • Risale fî işareti’l‐ vâkıât fi’l‐ fatihati’ş‐ şerîfe‐
  • Rısâle‐ i usûl‐ i târikat
  • Usûl‐ i târikat ve rumûz‐ i hakikat
  • Eşrefoğlu Rûmî’ye ait beyitlerin şerhi
  • Bir beyitin şerhi
  • Tefsir‐ i duâ hakkında risale
  • Ahvâl‐ ı tarîkat‐ ı Hak
  • Tuhfetü’I‐ Uşşak ve Tuhfetü’l‐ Müştâk
  • El‐ levâyih iî suâl‐ i Şeyh Mısri
  • Güneşin mağribden nasıl doğduğu hakkında risale
  • Risâle‐ i îman‐ ı taklidi ve tahkiki
  • Ta’bîr‐ i sadâ‐ yı nâkûs
  • Risâle‐ i fî tasviri’l‐ ecsâm ve’l‐ erhâm
  • Risâle‐ i târîhiyye
  • Cüz‐ i la yetecezzâ

Yazdığı Tefsirler

  • Tefsîr‐ i sûre‐ i Yûsuf
  • Tefsîr‐ i innâ eradna’l‐ emânete
  • Tefsîr‐ i lem yekünıllezîne keferû‐
  • Allâhu nûru’s‐ semâvâti ve’l‐ ard—
  • Tefsîr‐ i âyet‐ i “İz kale rabbüke‐ ‐ ‐
  • Tefsîr‐ i âyet‐ i innallahe

Arapça Eserleri

  • Mevâidü’l‐ irfân
  • Devre‐ i Arşiyye
  • Tesbî‐ i Kasîde‐ i Bür’e (Bürde)
  • Tefsîr‐ i Fâtihatü’l‐ Kitâb
  • Mecâlis

Niyazi Mısri şiirleri

Arama yardımı

Tende canım canda cananımdır Allah Hu diyen Dide sırrım serde sübhanımdır Allah Hu diyen Dest-i kudretle yazılmış yüzüne ayat-ı Hakk…

Nâdanı terk etmedin yârânı arzularsın, Hayvânı sen geçmedin insânı arzularsın. “Men arefe nefsehû fakad arefe Rabbehû”…

1

Zühdünü ko, aşka düş ehl-i cenan etsin seni Piyr-i aşka kulluk et canane can etsin seni Bir zeman bülbül gib efganın ağdır göklere…

Bahr içinde katreyim bahr oldu hayran bana Ferş içinde zerreyim arş oldu seyran bana Dost göründü çun ayan kalmadı bir şey nihan…

Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi…

3

Bulan özünü gören yüzünü Bir yüzü dahi görmek dilemez Vuslatta olan hayrette kalan Aklın diremez kendin bulamaz…

Dermân aradım derdime Derdim bana dermân imiş Bürhân aradım aslıma Aslım bana bürhân imiş…

1

Derviş olan aşık gerek yolunda hem sadık gerek Bağrı anın yanık gerek can gözleri açık gerek Alçaktan alçak yürüye toprak içinde çürüye Aşk ateşinde eriye altın gibi sızmak gerek…

Bakıp cemal-i yare çağırırım dost dost Dil oldu pare pare çağırırım dost dost Aşkın ile dolmuşum zühdümü yanılmışım Mest-i müdam olmuşum çağırırım dost dost…

Çün sana gönlüm mübtela düştü Derd ü gam bana aşina düştü Zühd ü takva'ya yar idim evvel…

Hüda davet eder elhamdülillah Bu can dosta gider elhamdülillah Hakikat Şehrine Çün rihlet oldu Gönül durmaz uyar elhamdülillah…

Âşık der inci tenden, İncinme incitenden, Kemâlde noksân imiş, İncinir incitenden.

10,0 1 1

İster isen bulasın cânânı sen Gayre bakma sende iste sende bul Kendi mir’âtında gözle onu sen Gayre bakma sende iste sende bul…

Oldum çü mahv-ı mahz-ı zat, buldum vücudumdan necat Ben içmişim ab-ı hayat, ermez bana herkiz memat Ben dost yolunda varımı terk eyledim önden sonra…

1

Kim ki candan geçmez ise deyin bize yâr olmasın, Âr u ırz ile gelüp âşıklara bâr olmasın. Gam yükün âşık olan dâim çeke gelmiş durur,…

1

15 / 20 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.