Dağ'a Çıkan Serenât

N Nuray Alper
0 Altın Yaprak
Ağrımadan ölmez can, mütebessim çehremde İncinen dualarda yârini arar efkâr Köz yağmuru yorulur elem susan sahramda Hüzzam çalar mehtabın, yağmadan sözüme kar Dağlarım; heybetiyle babam kokan dağlarım Yüreğinde kaç günlük çocukluğum saklanır? Ben'den bana kaçıyor gözüyaşlı çağlarım Lâl olmuş bakışımla hatıran nikâhlanır Sol yanıma çökerken kızıllığı göklerin Göğsüme inen lutûf, fasl-ı gülden emanet Sağ yanımda tecessüs, umuduyla akların Ruhumu sokan hikmet, sırıl sıklam kıyamet Ben'dim! eteklerinde her akşam gezen meçhul Muhayyel sarayını inşa eden sır bendim! Gülümün külleriyle çığlığın kalsa da dul Alnımı yakar haşyet, yine sarsılmaz bendim Ey Ferhat endamıyla, mihraba düşen gurbet! Saçlarına nicedir yağmur değmemiş gibi Ayaklarım alnına ne çok etmişti rağbet ..ve göründü yüksekten ağlayan sözün dibi... Hüznünü çepeçevre kuşatmışsa hastalık Merhem olsun yarana vuslatımın hasreti Boğazına astığım matem değil üstelik Yârenidir bahtının yıldızımın nusreti... Çocuk hülyalarımın yıkılmayan direği Gülüşün ağlamadan, gözlerim ölmeyecek Düşerse de suruna amansız bir kırağı Bilirim ki hükmü yok, miadın dolmayacak... .....vâr oldukça yârlığın, kudretim sönmeyecek.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.