Portakal Ağacı

N Nuray Alper
0 Altın Yaprak
"Hayaller alemine akıp giden bir treni vardı çocukluğumuzun... Ve biz; hep köşe başlarında ağlardık sarılmadan..." Başımı dizlerine yasladığım Kısacık çocukluğumu özledim,büyüdüğüm kadar... Orman kokulu günaydınlarıyla annemin Yaramazlıklarımızın sığındığı; Bir çift kanlı gözünü baba şefkatinin Sokaklara çizdiğimiz anlamsız şekilleri Bir de ördüğü saçları merhamet ellerinin.... Anların asırları vurduğu ayrılık çemberinde İstanbul gibi bakma bana! Korkarım; Ağlarken susmamaya... Hazan mı? Uykunun kollarında dinlediğimiz masalların Yeniden çalmaması kapılarımızı... Ve yorgun düşen oyuncak kavgalarının Gözlerimize yalnızca anılarda uğraması... Mavi akşamlarda oynadığımız seksek oyunlarının Zamansız yormaması ayaklarımızı... Sözlerin hüzün boğumlarında Göz yaşı gibi bakma bana! Korkarım; Yaramın kan tutmasına.... Turuncu eldivenleri olurdu bebek gülüşlerimizin Koyu secdeleri çığır açarken huzura Okumakla yetinirdik kitap saatlerinde zoraki Uyku; tatlı bakışlar arasında hülyalara dalmaktı yalnızca.... Düşlerimizin yolunu kesti yıllar Gittiğimiz meçhul,bize ne uzak! Kimsesizliğin hissiz soğuklarında Küçüklüğüm gibi bakma bana... Korkarım; hasrete dokunmaya.... Ne bilirki söz! Kaç ayrılık daha var kapımızda? Bu kaçıncı yaprak dökümü bestesi... Oyunlarım şah damarından kayıp giderken Kaçıncı anlatışım ağlamayı yağmurlara... Bir kez daha eksildi çocukluğum... Güllerin mazisi tarih mi bana? Çevirme yüzünü yorgunluğuma Korkarım Yeni doğan her günün kederi tamamlamasına.... "Hayaller alemine akıp giden bir treni vardı çocukluğumuzun Ve biz,hep köşe başlarında ağladık sarılmadan"

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.