-I- Hayır veda değil bu kayboluşlar, Hiçbir yerde konak bulamayan gönlümün Kimsesizliğin koynuna…
İşin ağır İşin zor İşin çok çetin Bil ki…
Aşk öyle bir formüldür ki Bir artı bir hiçbir zaman iki etmez. Demem o ki aşkta; İki doğru kişiyi birbiri ile toplarsan eğer…
Ben senin görmediğin düşünüm Kurmadığın hayalin Elinden tutup da yürütmediğin Kötürüm bırakırken irkilmediğin…
Cemre değil, gölge düştü aşkımızın üstüne Bilmesen de gönlüm kırık, içten içe dargınım Bir yol dedim, yollar geldi yolarımın üstüne…
Desem ki; Günlerden hasret; yanıyor Aylardan hüzün; ağlıyor Sensizliğin ülkesinde…
Uzattım elimi bırakma boşta Çığlığım inliyor içte ve dışta Düşleri gerçek sanan her aldanışta...…
Gözyaşları ile arınmaktır Son abdesti yüreğimin Namazı; sakladığı hüzün görünmesin diyerek Ve taşmasından korkarak acılarının…
Bir seçim yapmak gerektiğinde Benden vazgeçti tüm sevgilerim Bilmiyorum onlarda mı bir sorun vardı Yoksa suçlu ben miydim?…
Artık Hüznün de Eli Ayağı Var Garip bir hüzün bulaştı sesimin rengine Buğulu, ıslak, hazin duyanı yakar Hastalık zannedip çok uğraştı da…
Biliyor musun bazı bilgeler Ilımlılığın şeytanın demlediği Son ılık çay olduğunu söylerler Yeryüzünde…
Her akşam çıkarıyorum ceplerimden Senden ayrılmak için biriktirdiğim Bir yığın neden Koyuyorum terazinin terk kefesine…
Ayrılık Anlaşılır kılmaya mı yarar hayatı; Yoksa; ezilmesini mi sağlar insanın Yokluğun yükü altında?…
ikindi vakti döndü yüzünü gölgelere ruhumun kaza vakti geliyor yine el sallayamadım gidişinin ardından…
"Dudağımda yarım kalan söylenmemiş son sözümdün" Bir kere daha görüşelim ne olur…
15 / 24 gösteriliyor