Tanrım senin arzın ne kadar geniş ne kadar kötülük var içinde. Tanrım ölüm kalım girdabında…
1945’te Bingöl’ün Kür (Dikme) köyünde doğdu. Bingöl Sarayiçi İlkokulu’ndan mezun oldu (1957) . Bingöl ve Elazığ’da sayacılık, tuğlacılık, terzilik, kahvecilik, berberlik yaptı. Altmış ihtilalinden sonra İstanbul’a yerleşti. 1968 yılından itibaren İstanbul - Üsküdar Beylerbeyi’nde ikâmet ediyor. İlk şiiri 1964 yılında Sanat Dünyası dergisinde yayınlandı. Şiirleri, şiir ve şiir kitapları üzerine değinleri, eleştirileri Sanat Dünyası, Yelpaze dergisi, Kadın Gazetesi, Bugün, Pos-Tel, Hisar, Eflatun, Yeni devir kültür sayfası, Milli Gazete, Aylık Dergi, Bu Meydan, Kelime, Varide, Müslüman Genç, Yeryüzü, Haksöz, Harman, Seviye, Eylül, Aşiyan, Çerağ, Özülke, Endülüs, Kafdağı, Sandal, Aykırı, Palandöken, Lika, Mavera, Kayıtlar, Yedi İklim, Dergâh, Ay Vakti, Birnokta, E dergisi, Kaşgar, Kırklar, Ada, Türk Edebiyatı, Kökler, Mor Taka, Bizim Külliye, Derkenar, Sarmaşık, Esmer, Lamure, Aşkın E Hali, Arkadaşım dergisi. Ardıç, İtaki, Kırknar. Kuşluk Vakti, Kardelen ve Düşçınarı dergilerinde yayımlandı. Kardelen dergisi kurucuları arasında yer aldı. Düşçınarı dergisini çıkardı. Lamure dergisinin ilk dört sayı editörlüğünü yaptı. 1994-2008 Ocak ayına kadar Akit - Vakit gazetesi kültür sayfasında haftalık yazılar yazdı.
Şiir
- Şehrin Üzerindeki Bulutlar (1990)
- Haziran (1991)
- Savrulan (1993)
- Uzun Beyaz Bir Çığlık (1995)
- Hoşça Kal Hüzünbaz Çocuk (1998)
- Akşam Yedi Suları (seçme şiirler, 2000)
- Filistin Şiirleri Antolojisi (2001)
- Red Şiirleri Antolojisi (2003)
- Güllerin Ardından (2004)
- Işık Oyunları (2005)
- Aşk Şiirleri Antolojisi (2006)
- Salıncakta Sallanan Rüzgâr - Çocuk Şiirleri Antolojisi (2007)
- Kayıp Zaman Atlası (2007)
- Seni Beklerken Cancağızım Ben Böyle (2008)
Deneme
- Uzun Günlerin Kısa Tarihi (1998)
- Basit Bir Şeymiş Gibi Sanki Yaşamak (2006)
Öykü
- Mektebin Bacaları (2007)
Anı
- Öksüz Çocuklar Galerisi (2007)
Nurettin Durman şiirleri
ADEMOĞLU TUHAF MIDIR HER ZAMAN İnsan, ehli vicdan olmalı hiç olmazsa bir miktar Yani vicdanı az bile olsa insanın bakarsın…
Artık telaşlı bir akşamdayız Bakışlarımıza ram oluyor tabiat Bizden biridir gizli kalmıştır acıları Meteor nereye düşmüştür…
ASILMIŞLARIN GÖLGESİNDE Bu uçsuz bucaksız ovayı kızıl bir tanla birlikte…
Gelişin yangın gibi lavları taşır bize Yanarsa yüreğimiz kimler karışır bize Gel eyleme güzelim kadir bilir cananım Beklemek sevda oldu hasret yakışır bize…
Seni orada bir sokak Unutmuşum meğer dünden Yarım kalmış bir gülüşü de Saklayıp gitmişim birden.…
Gördüğünüz gibi değişen bir şey yok hayatımda Caddeye uzanmışım da tutunmaya çalışıyorum Biraz kekre bir alışkanlıkla en azından bana dair Yanımda taşıdığım bir yüz olmalı diye düş…
Orada; denizin kenarında durmuş Kızıl bir akşama bakıyordum Hey dedim kendime nasıl olsa Biraz sonra kapanacak gökyüzü…
Bismillah Geceyi buldum elhamdülillah Sabahı acilen çıkardımsa uykumdan Bir şey olacaktı muhakkak…
Cennetten kovulduğundan beri şeytan ortalığı karıştırıp gülüyor boyna. Böyle sürüp gitmemeli bu korku…
Bakışlarınız nemleniyor Sizi tutuyor nedense Eylül oluyor kalbiniz Ve daha da sarartarak…
Gitti; tezgahın basında durdu bir ayna için çerçeve yapacaktı pusu dağıtmak için alemin üzerinden…
Bunlar adamı kanser yapar Hugo İsterler ki dünya babalarının malı gibi Sallanıp dursun önlerinde El pençe divan dursun…
İŞGALCİ DÜNYAYI RAHAT BIRAK Bu benim kalbimi bilmiyor işgal kuvvetleri Biraz buzkaşi diyorlar kandahara bakıp…
NAAT Ey Nebi; ey miracın sultanı şüphe yok ki alemlere rahmettir senin gelişin;…
15 / 18 gösteriliyor