Seni bin yıllık hasretle sevdim

N Nuri Can Nuri Can
0 Altın Yaprak
Bir garip yolcuyum uzak çok uzak diyarlardan geldim asırlar ötesinden yorgunum ellerim boş, boynum bükük gözyaşı dolu heybemde yalnızca kalbimi alıp getirdim sana ayrılıklarla delik deşik kalbimi başka bir şeyimde yoktu getirecek Bir mecnunum yüreğimde Leyl-i yollar koynumda ayrılık türküleri saçlarımda kızıl çöl rüzgarı ve dudağımda kırık dökük şiirlerle yalnızlıklar boyu özlemlere akan nehirler gibi bad-ı saba ile geçip Leyl-ü Bahar’ı tanımadığın memleketlerden bilmediğin kentlerden hasret getirdim sana her adımda ağlayarak... türkü türkü koklayarak yolları... Yıllar yılı bir seni, bir de hasretini mühürledim yüreğime kilit üstüne kilit , zincir üstüne zincir vurdum bir damladan derya yaptığım gözyaşlarıma sattım anahtarını yıldızlar dizerek hasretin ak saçlarına adım adım arşınladım yolları... Bülbülüm gönlünün altın kafesine tutsak bir kanadım ateşler içinde bir kanadım gülistan aç pencereni sana demet demet hasret bulut bulut yağmur getirdim gözlerimden al sevdamı sevdana kar ömrünü ömrüme sarıl bir öpümlük gül gibi... kokla... Bir göçmen kuşum ben göğünü yitirmiş kelebek bir kanadım aşk dolu bir kanadım hasret gör ki, yürek pare pare, gör ki, ayrılık tane tane gözlerimde dinmek bilmeyen bir özlemle al kat yalnızlığımı yalnızlığına… hasretimi hasretine ekle türkü kokulum... Uzak çok uzak diyarlardan geldim yüküm ağır… yıkıldım kapına yorgun tut elimden kaldır beni düşsüzüm, düşlerine al soluksuz sevişmelerine sakla gel uzan yanıma sarıl bir asır bin yıl hasretini çektim bir güle sığdır beni...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.