Ey yoksul iklimlerin bâd-ı sabahı ey yaralı gönlümün öksüz ahı kırsam hasreti zincirlerden mecnûn eylesem salsam çöllere…
1950 yılında Erzincan'ın "haritalarda yeri olmayan bir dağ köyünde" doğar Nuri Can. 1960 yılında İstanbul'a, 1967 yılında da Hollanda'ya giden sanatçı burada çocukluğundan beri ilgi duyduğu müzik, şiir, öykü ve resimle uğraşmış, bugüne değin afiş, resim, öykü ve şiir çalışmalarıyla birçok ödül almış, Hollanda, Fransa, Belçika, Almanya, Yunanistan ve Türkiye'de karma ve kişisel sergilere katılmış, 150 ye yakın eseri kitap kapağı ve kartpostal olmuştur. Üç yıl Uluslararası Sanatçılar Birliği Başkanlığı da yapan Nuri Can halen Hollanda ve Türkiye'de özel bir kurumda sanat danışmanlığı ve resim öğretmenliği yapmakta, öykü, şiir ve sanat üzerine yazıları Türkiye ve Avrupa'daki edebiyat ve sanat dergilerinde yayınlanmaktadır.
Yürek Yanarsa Titrer Gül Üşürse (2004)
- Göçmen İşçiler Ağıdı (2004)
- Vezinli kar taneleri (2009)
Nuri Can şiirleri
Sen canımdan öte can, damarımda kanımsın. Sevmeye, okşamaya kıyamadığım, yıllarca yüreğimde saklayıp,…
Seni nadide bir çiçek gibi büyüttüm yüreğimin aynasında ah! Asrevya! ... Kem gözlerden korumak için. Hayatın bütün gizemini, doğanın bütün renklerini sende topladı yüreğim. Yüreğim…
Ben seni dağ kokulu yaylalarda sevdim ceylan bakışlım nergizlerin ayışığına sevdalandığı seherlerde... özlemlerin dindiği nehirlerde sevdim… soluğun soluğuma bahar, soluğun soluğum…
Ben seni dağ kokulu yaylalarda sevdim ceylan kaçışlım nergizlerin ayışığına sevdalandığı seherlerde... özlemlerin dindiği nehirlerde sevdim soluğun soluğuma bahardı, soluğun soluğu…
Her aynada bir yüz unuttum her kıyıda bir göz bastırdıkça yanan yüreğimin üstüne ellerimi iliklerime dek ürperdim…
Ah istanbul, beni inciten şehir kalbimin kırık kalpli kızı başımda sevda yellerinin estiği yüreğimin buz kestiği şehir…
Yaralı yavru bir ceylandır bakışın hüznün yamacında ürkek ve tedirgin nereye gitsek avcılar peşinde ömrümüzün hayat ki, ihanet dolu ah! kınalı kuş…
Ah! mümkün olsa acıdan sevinç sevinçten umut yapardım bölüp acılara yüreğimi…
Çekip gittin çiçeklerin döllendiği bir mevsim. bir daha dönmedin geri...…
Kır çiçekleri kırılmasın kirpiklerinde saçlarını savuran bu rüzgar esmesin şafaklar umut açmıyorsa yastığında yaslanığın gecelerin ser önüne yoz akşamları…
Eğilip öpüyorum alnından gözlerinde uyuyan nazlı bir sabahı dudağımı yakıyor o gül ateşin incecik…
kuş mu uçar bu kaleden haber yok gözü eladan kurtar beni bu beladan al gönlümü götür Turnam…
Sizin Hiç Anneniz Öldü mü? Benim Öldü Kalk anam kalk Allah Aşkına Kalk Bak mevsim umut mevsimi…
Koyup herşeyi bir yana çekip ellerini hayatımdan git artık ne kaybedecek…
15 / 184 gösteriliyor