Elveda İstanbul

Ö Ömer Arslan Ömer Arslan
0 Altın Yaprak
Çıldırmış martı çığlıklarındaki gizem sende kalsın İki kaşının altındaki mavi gözlerinden öperek Senden gidiyorum İstanbul El değmemiş neren kaldı neren sade Kimsesizlerin kimsesi olmuş Sultanahmet Ama Ayasofya benim gibi asude Kim bilir kaç gelinlik kız işledi seni gergefinde Kaç şairin şiirine konun oldun Ve kaç ressamın fırçası kırıldı bu uğurda Şimdilerde Kara gümrük yanıyormuş Artık yağmur yağmıyor Yangılar çıkmıyor mu Üsküdar'ında Söylesene İstanbul Senin için kaç can, can verdi Kaç Koçyiğit kaç atlı Boşa mı şehit düştü uğrunda Ulubatlı Kaç yetimin yüreği buz tutar sokaklarında Kalamam İstanbul kalamam Ucuz yosmaların dolaşırken duraklarında Bağışla İstanbul korkutuyor beni Beyoğlu'nda beyin oğlunun işlediği faili meçhuller Leş yiyicilerle dolmuş baksana sahiller Nişantaşı süslenmez, Etiler makyaj yapmaz mı Moda, modaya uymaz mı ben gidince Kimse fark etmez zaten yokluğumu Yaşamaya gidiyorum İstanbul Sen de yaşayamadığım çocukluğumu Farzet üşüyen ellerimi ısıtıp hiç çay içmedim Emirgân'da Hiç yürümedim Kız Kulesiyle sahilde el ele Heybeli de hiç mehtaba çıkmadım farzet İstanbul; titreyen dudaklarımda Yarım kalan bir şiir olarak kalacak Arkamdan kal gitme diyecek biri mi var Ya da Vefa'da vefalı dostlarım mı var arkamdan ağlayacak Benin bu feryadımı duymaz mısın Yer gök hep uyumuş sen uyumaz mısın Sormazsın da biliyorum nereye gidiyorsun diye Bari arkamdan sisli gözlerle sen el salla Ümraniye Ara sıra selam yollar mektup atarım Yüreğimin köşesinden bulursam bir pul Ben sende yaşayamadım sen içimde yaşa İstanbul

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.