Şiirler - N
Ö
0
Foglia d'Oro
Nâfile
Mekân saray amma zihin mağara,
Kulakları uzat sözlerimi tut
Yağız at denir mi siyah sığıra,
Sesini çıkarma sessiz sessiz yut.
Pıtraklı tarlada fena kastın ha,
İnsan hır olur mu gerçek dostuna,
Sen yinede bürün koyun postuna,
Kıpkızıl gözlerle kendini uyut.
İnekte ne gerek yular başına,
Kahkaha patlattı gitti hoşuna,
Hicvettik nâfile, boşu boşuna,
Benimki dost eli anlarsa şayet…
27.03.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Namaz
Vakitler bizi bekler, yürü abdest alalım.
Aşk bürünsün yürekler, gelin namaz kılalım.
Sular gibi köpürüp; coşup uyanmak namaz,
Ruhta derine erip,hiçliği sunmak namaz…
Dua, âmin felahı, arz semaya salalım.
Cuma günlerin şahı, gelin namaz kılalım.
Namaz bitimsiz cihat, tek O'nu anmak namaz
En derûni şahâdet, sükût, şahlanmak namaz
Zümrüt kolçak gümüşten, İlk tutan biz olalım.
Tövbe isyan sil baştan, gelin namaz kılalım.
Namaz rıyâsız ayân,huzuru banmak namaz
Aşikâre numâyan,şeksiz inanmak namaz
Sıra sıra,ard arda, saf hizaya gelelim.
Yan yana ve sırt sırta, gelin namaz kılalım.
Sevda duygu aşk bâde, aşkta ıslanmak namaz
Gözyaşı ve seccade, iç döküp yanmak namaz
Namaz, ruhun pak rengi, sessiz sükûn bulalım.
Tadil erkân mihengi, gelin namaz kılalım.
Sıyrılmak ruh bedeninden, Öte, soyunmak namaz
Uzaklaşmak ben'inden, Bir'e dayanmak namaz
Birlikte ve münzevi, ağlayalım gülelim.
Secde, yârla naz evi,gelin namaz kılalım.
Müslüman'ın renk farkı,takva boyanmak namaz
Vuslat kokulu şarkı, Burağa binmek namaz
Tebliğ, irşat ve hayat, haddimizi bilelim.
Namaz, mavi hissiyat, gelin namaz kılalım.
Kendim bildim bileli, secdeye İnmek namaz
Musikisi çileli, çile giyinmek namaz
Namaz dinin direği, oku ezan Bilal'ım.
Hem kulluğun gereği, gelin namaz kılalım.
Namaz Cânan namaz Yâr, zâr zâr gezinmek namaz
Kurtuluşu fısıldar,cenkte bezenmek namaz
Ve pek müthiş diriliş, dalgalan sen hilalim.
Kutlu sonsuza eriş, gelin namaz kılalım.
02.06.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nankörler
Dağlar muhteşem direk yağmur toprağa meme;
Alay eder nankörler canları cehenneme!
Ömer Ekinci Micingirt
Nasip
İki ayrı âlem görmeli insan,
Sadakat sahibi görecek er geç.
Gayeden bihaber yoksa heyecan,
Takılma ahmağa bir selam ver geç.
31.01.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ne Demeli
Çehresi postal rengi, nurdan nasipsiz alın;
Pek vermekten dem vurur, epeyce boynu kalın!
Ne demeli bilmem ki, besmelesiz götürür,
Sakaldan utan desem; ne suçu var sakalın!
19.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ne Güzeldir
Kapıldık tufana azgın her yöre,
Ensemizden koşar küfür sel gibi.
Hayat ölüm zulüm sardı dağ dere,
Ana baba kardeş yaban el gibi.
Zaman alevinde kavrul ha kavrul,
Avutmaz iklimde savrul ha savrul,
Kökü kopuk çınar devril ha devril,
Kaç asır sürecek, susmuş lal gibi.
Hiçlikte bir fani saçı ağarmış,
Bakış ve hisleri yer göğü sarmış,
Belki de gitmeden menzile varmış,
Gitmek ne güzeldir O'na kul gibi.
05.01.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ne Kadar
Ne kadar samimisin
Ne kadar hazır
Ne kadar gözlerin nemli
Ne kadar emânete sadık
Ne kadar sevginin kaynağına vakıfsın
Ne kadar gözyaşların yeşerttin
Ne kadar huzur yudumladın teslimiyet çeşmesinden
Ne kadar
Ne kadar cesaretin var
Ne kadar korkaksın
Ne kadar derununda sır birikti
Ne kadar sırrı fâş ettin, muhâbbet fidelerini kuruttun
Ne kadar zulanda kin biriktirdin
Ne kadar aptalsın ne kadar avam
Ne kadar yol kat ettin, ebedi hüsrana düşünerek
Ne kadar palyaçolar gibi maske taşıdın
Ne kadar yârine ve yarına koştun
Ne Kadar
Ne kadar yalnızsın ne kadar kalabalık
Ne kadar ızdırabın izleri var alnında
Ne kadar gönül/vicdan tınını inlettin
Ne kadar ilhâm deryasında yüzdürüldün
Ne kadar sükûtu kovaladın arsız sokaklarda
Ne kadar yürüdün orjinal seherlere
Ne kadar âşk liyâkat var huy bestelerinde
Ne kadar yorgun bitkin mahzun Mecnûn divânesin
Ne kadar yeşil, ne kadar kırmızısın
Ne kadar
Ne kadar başını koydun ihânet toprağına
Ne kadar kulaklarında Gazze'nin çığlıkları
Ne kadar kara iklimin elmas yüzlü çocuklarıyla ağlaştın
Ne kadar nefes nefese hû çektin inançsızlık şöleninde
Ne kadar derbeder ne kadar belirsizsin ne kadar renksiz
Ne kadar sen senle hemdem olup gökkuşağı yüreğini ıslattı
Ne kadar havf ve recâ işaretleri izleyerek beklenen ufka yürüdün
Ne kadar gerçeğin musikisine mâtem tutup hissiyatın renklerini aksettirdin
Ne kadar
Ne kadar nefsin rüzgârında savruldun
Ne kadar büyük terhisi düşleyip gıpta ettin
Ne kadar yitirdiklerini bir Fatiha uzunluğunda öptün
Ne kadar şehit mezarlarında yetim çocukların titrek gözerine fer oldun
Ne kadar uyudun ve ne zaman uyanacaksın Micingirt
Ne kadar ve ne zaman! ...
25.01.13 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ne Varsa
Anılar yıpratır insanı derken;
Kırık dökük ömre taktım ne varsa.
Çok şeyler düşündüm bu sabah erken,
Yüzümü kapattım baktım ne varsa.
Çayın demi gibi, şiirde mâna,
Üşür yalnızlığım bakmayın bana,
Saldırır haydutlar sonsuz limana,
Tükürdüm putlara, yaktım ne varsa
Hâin namussuzlar, ne diyor âyet,
Biraz tefekkür et insansan şâyet,
İyice ağzımı bozdum nihâyet,
Dipsiz tezgâhları yıktım ne varsa!
05.09.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ne Zaman
Doğuştan miras mı hep aynı soru
Yaşamda ölüm var intiharda kan
Merhametsiz yağar düşler yağmuru
Ölümcül vehimler içimden sarkan
Sen hep efsanenin suskun alıydın
Şimdi nayloncuda sahte süs gibi
Tenha yüreğime gül olmalıydın
Peşinden koşardım bir elmas gibi
Yığınla söz edip geceye durdun
Bendeki yaralar anonim beyim
Şu mahpus ömrüme ölüm dokurdun
Ne zaman hür olur tutsak belleğim
06.06.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Necla Hanım
Seninle gece gündüzüm
Neredesin Necla Hanım
Sana açık gönül gözüm
Neredesin Necla Hanım
Rüyalarda ağlıyorsun
Yüreğimi dağlıyorsun
Gam kedere bağlıyorsun
Neredesin Necla Hanım
Sana benzer dört biryanım
Neredesin benim canım
Vuslat yakın gel kurbanım
Neresin Necla Hanım
Senden sonra yaralıyım
Yas bürümüş karalıyım
De Alex'sin maralıyım
Neredesin Necla Hanım
12.01.12 Bursa
Not: Bu şiir BUZUKY ALEX KARATHANU (Alagözoğlu) nun ricası ve Necla Hanım için istek üzre
yazılmıştır...
Ömer Ekinci Micingirt
Nedendir
Ben hülâsa o yâr için süslendim,
Hiffet nedir, iffetine yaslandım,
Yapayalnız meyusâne hislendim,
Ağrım dinmez yüzüm gülmez nedendir!
18.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nefs
Düşündüm caddeleri
Ruhum kimin sözünde.
Şu nefse hoş görünür,
Endam sokak kızında…
Giyinmiş streç etek;
Ne etek vah ne etek.
Baldır bacak yıllanmış,
Dövme akrep dizinde.
Ben mi geri kafalı,
Ya da başka dünyalı.
Sus Ömer gözün kapa,
Vardır hikmet gizinde.
25.12.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nefs
Sen düzenbaz sahtekâr, kene gibi yapışkan,
Düşe kalka kaçarım, sen şeytanla barışık.
Sana açık sineler, ya gözyaşı ya da kan
Ki anlaşsak desende, senin işin karışık.
Nesiller alev alev, dostluğundan ötürü,
Senin suçun kabarık, sen yalana alışık,
Kaç kılığa girdin sen, sen günahın her türü,
Mantık dedin tutturdun, hesapların yılışık.
Her dümenin bir başka, sana edemem gümân,
Yığınlar ve sokaklar… Kafam karmakarışık,
Beyinsizler dolaşır ne ar kaldı ne iman,
Heveslenme boşuna ben Mevla'mla barışık.
Zirvelerden ses gelir karanlığı delerek,
Ne oldu suratına neden öyle kırışık?
Hem tövbeye büründüm, gözyaşımla silerek,
Tasalanma be gardaş, şafak söktü var ışık.
28.08.06 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nefs...
Gâh kül renginde tekir;
Gâh Tuzsuz Deli Bekir!
Gâh bıçkın delikânlı,
Gâh olur Münker-Nekir.
19.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nemrut
Bireysellik zillet veyahut da put
Nankörlerden olma seslenişi tut
Teslime muhalif bahtsız sineler
Belki bir Fravun belki de Nemrut
24.09.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nerdesin
Bir tarihi, can evinden vurdular,
Osman Gazi neredesin nerdesin?
Camileri samanlığa verdiler,
Orhan Gazi cihan hayran nerdesin?
Arşivlerim lime lime satıldı,
Krokiler ve tapular yırtıldı,
Yutkun yutkun içe attım dert oldu,
Mimar Sinan koca irfan nerdesin?
Efe, Zeybek, Dadaş barı ar oldu,
Leyla yoktur, bir buselik yar oldu,
Nikâh kıymak, flört çıktı zor oldu,
Akşemseddin edep püryan nerdesin?
Şiir yazar, mazisinden huzursuz,
İzzetliler horlanıyor fütursuz,
İrem bağı ki Safahat kusursuz
Can Akifim sana kurban nerdesin?
Mahremiyet sokak sokak dolaşır,
Kapı kapı, salya salya bulaşır,
Ömer ise şeytan ile dalaşır,
Ruhum hasta yetiş Lokman nerdesin?
22.02.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nerdesin insanlık
Her vicdan mesuldür siyah ülke aç,
Ve çölde hararet gözlere doldu.
Birkaç damla bulut, bir kuru ağaç;
Nerdesin insanlık, vicdan ne oldu!
Komşusu aç iken tokun yanında,
Fiil ve mertebe, diriltmektir sır.
Kanaat hatırla, döv havanında,
Her şeyim izafi, kimi kurtarır.
Merhamet gidince tehlike artar,
Varacağım yerin adı cehennem.
Hakkın gazabı var azabı tartar,
Ölümü unutma derdi hep annem.
Yiğitlik hep veren, elin adıdır,
Candan tavsiyedir candan yadigâr.
İnsanca yaşamak hâlin adıdır,
Düş çöllere Ömer kemalâta var.
Pranganı çözüp, yaşa bil anla;
Diyorum kendime varlığımla ben.
Anlayış farkın olsun hayvanla,
Henüz zamanın var her şeye rağmen.
28.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nere Gidelim
Rüzgâr okşuyorum estikçe huşû
İkbâl soluyorum acep ne zaman
Mevsimin âhengi mahzun duruşu
Ezelden ebede beklerim her an
Dizeler zor sabrın izâhı derken
Yaz kış sabreyleyip bekleyip durdum
Ah ettim inledim her sabah erken
Laleye bülbülsüz vuslatı sordum
Üzülmem yâr olan yârene gider
Nedense vuslatı tükenir sandım
Ömrüm nağmeleri sorana gider
Günbegün kendimden kendim kıskandım
Rikkatle bak hele efsunlu hecem
Eğer bakmaz isen ne olur hâlim
Med vakti gel artık bitsin bilmecem
Öldüm ben nerdesin nere gidelim
21.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Neredesin
İçimde akşamın mehtâbı kaldı
Seyrine doyamam hoş manası var
Aşka mahkûm ettin ömrüm çoğaldı
Yüzün ben kokmalı ölene kadar.
Yamaçta görürsen gölgemi şayet
Koş gel kavuşalım Leyla'ya inat
Hasret köz düşürür yakar nihayet
Beni yakan ateş senide yakar
Geldik gidiyoruz neredesin yâr
Canımın nazlısı sende bir hâl var
Şu hikâyemizi eylesen ikrâr
Vuslata kapalı aşk neye yarar
15.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Neredesin Can
Zannını geçmekse,seyir hem madem;
Hiçliği değişmem, saraya yat'a.
Ademiyet benim, asli ifadem
Ruhum feda olsun büyük sanata!
Kafam boş gönlüm boş, bitti takatim,
Acizlik bu olsa, insanlık hâli...
Sanmayın üç dörtlük tek liyakatim,
Bende ki bu acı hâlin vebali?
Yönelişim Ona, neredesin can?
Aşk bir arayıştır, belki arifi.
Zıtları cem eyle yüreğimde yan,
Belki aşk yanıştır, var mı tarifi!
24.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Neredesiniz
Şuh dünyanın hüznü çöktü üstüme,
Hak dağıtan(!) leşler neredesiniz?
Kan gözyaşı aktı gönül testime,
Çöl yeşerten yaşlar neredesiniz?
Zulmet ve kederi hicranı gamı;
Görmüyor besbelli İslam âlemi,
Bir taş bir Ebrehe, bir Nuh bir gemi,
Taş taşıyan kuşlar neredesiniz?
Üç buçuk Yahudi bak sen bu işe,
Ermenisi Karsa, Rumu Maraşa,
Türk İslam âlemi mevt baştanbaşa,
Kol geziyor keşler neredesiniz?
Seyredin uzaktan sessiz aferin,
Gevşeyin uyuyun, hem Mevla Kerim! ()
Affeyle Allahım zillet çok derin,
Ay yüzlü kardeşler neredesiniz?
07.01.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nerelerdesin
Dağlar yüzümü okşar, deniz sırtıma kese;
Sükûtun yatırında hayıflanıp dinledin.
Yine bu günde akşam, sırt çevirdim herkese,
Tüm vebâli omzumda deyince gülümsedin.
Seninle donakaldı sokağımda ayaz ter,
Gözlerim ısınmıyor, seni arıyor yer yer,
Umrumda mı mevsimler, hayat benden ne ister
Nerelerdesin gözüm, hele söyle ne dedin!
09.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nereye Kadar
Her yanım fırıldak, her yer haşarı,
Gayeyi fark etmek büyük başarı…
Dünyanın dostluğu nereye kadar?
Bağırır derin ses haydı dışarı!
03.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nergis Bakışlım
Nergis bakışlım gül açmış
Sineme kor sevda saçmış
Bu sevda benide aşmış
Mecnunum nergis bakışlım
Gönlüm seni bana seçmiş
Bu can aşk şerbeti içmiş
Kefenim yolunda biçmiş
Mecnunum nergis bakışlım
Pür ateşim bir baksana
Tutuşmuş yanmışım sana
Bakışların bir ver bana
Mecnunum nergis bakışlım
Hem aşığım hemde hasret
Ömer biraz daha sabret
İnayet ola ha gayret
Mecnunum nergis bakışlım
Ömer Ekinci Micingirt
Nesepsiz Ve Soysuz
Hainler ülkemin köşelerinde,
İblisle pusuda koyun postunda,
Kin akar viskili şişelerinde,
Kaybetmiş namusu eli dostunda.
Trabzon Şırnak'tı ve Kızıltepe,
Kardeşi kardeşe vurdurur durur.
Mehmet'e taş atar bak hele kelpe,
Kahpece planlar tutmaz kudurur.
Nesepsiz ve soysuz kime dayanmış,
Emirle oturur kalk der kalkarlar.
Düşmanı bebekler kana boyanmış,
Mecusi azması ateş yakarlar.
Ne fikir ne zikir ne vatan bilir,
Satılmış beyinli itin uşağı.
Lideri kodeste geberebilir,
Elinde paçavra kızıl bayrağı.
Alçaklar sabrımın son demindeyim,
Haince sinsice oyun sezerim
Ekinci and içtim hem yemindeyim,
Böğrüne kurşundan vatan yazarım.
04.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Neşretmek
Ne edip der,ne göz nuru ne emek,
Şair kimdir? Şiir nedir? Velvele.
Baba ister duguları neşretmek;
Şair öldü,şiir yetim gel hele!
18.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nevhalar
Rüya hele közleri, yakar mağmalar gibi,
Gecenin nevhaları dökülür birer birer…
Başlar ağlama sesi, delinir göğün dibi,
Hissettiğim hendese benim içinmiş meğer.
Ne bir ağlama mevcut ne bir nida sesi var,
Hasretin gayyaları beni fecirden tanır
Belki ulaşmak ister, gece yağmur ben rüzgâr,
Yapayalnız o ve ben, gel demeye utanır.
03.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Neyin Peşindesin
Kafam boş gönlüm boş tefekkür deme
Hasatsız harmana gelinmez imiş
Kadavram pek kıvrak ruhum hademe
Sır, erilemeyen bilinmez imiş
Büyüklüğüm hüsran öteden yana
Teslim olunur mu yönsüz kervana
Ancak ve sadece muhtacım O'na
Keşkesiz cürümler silinmez imiş
İhanet tarlası taklit düzenler
İrfandan soyunuk hüküm yazanlar
Hep beni alt etti şu suizanlar
Seyirde suizan bulunmaz imiş
Ömür duyguların algı dağıdır
Ömür hakikatte dert yumağıdır
Ömür birçok nefsin basamağıdır
Çarşıdan pazardan alınmaz imiş
Kemâlat olmaz ise hiçlik hiç olmaz
Neyin peşindesin kaçsan kaçılmaz
Şirkin kapıları Hakka açılmaz
O günde hesapsız kalınmaz imiş.
15.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Neylerim
Çokluklarım hiçliğimi öldürdü,
Tedbirlerim takdirine uymadı.
Bir şey olmak içgüdümü güldürdü,
Gözyaşlarım gözyaşımı yuymadı.
Hâlin arzı ilham katar efkâra,
Teslim olmak yakarıştır O Yâr'e
Şaşıyorum inkârdaki inkâra,
İdrâk edip bu ben beni duymadı.
Ağalarım paşalarım beylerim,
Ben kabımın nispetinde söylerim,
Geçmiş geçti gelecekte neylerim,
Ümit korku beni rahat koymadı.
30.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nezaket
Edeptir nezaket, irfanlı bakış,
Topluma saygılı hâldir nezaket,
Duruşu çiçektir, kelâmı nakış,
İnsanlığa giden yoldur nezaket.
Dalkavuk kimisi hoyratı över,
Kimisi isyankâr dizini döver,
Kimisi pervazsız küfürü sever,
Sükût-u altındır dildir nezaket.
Ne oğul bellidir ne de babası,
Rekabete girmiş haset çabası,
Kibarlık iflasta insan kabası,
Bunları terk eden kuldur nezaket.
Yıkmış nezaketsiz iman bendini,
Esir olmuş nefse över kendini,
Kabalık mesleği Şeytan son dini,
Onun için geçmez puldur nezaket.
Takvadır nezaket giyenler veli,
İmanın süsüdür bildim bileli,
Yetimdir nezaket, Nebi gideli,
Edepli hayâlı hâldir nezaket.
Ömer nezaketi eyledim beyan,
Nezaket yolumdur Allaha ayan,
Nezaket figanda yok mu bir duyan,
Cihanda en nazik güldür nezaket.
30.08.2005
Ömer Ekinci Micingirt
Nifak...
Kaç asır kaybettim silinmez izi,
Bir ateş ki sorma nifak pürüzü…
Gözyaşı mezesi, şer demet demet,
Ona sığınanlar bulur ihanet.
Düşman eder nifak yâri yarene,
Gözyaşıdır nifak, nifak virane,
Ruha saplanınca ruh olur zindan,
Terk-i diyar akıl kahrolur vicdan.
Ülkemde ne zaman kurulsa ahenk,
Yetişir bir soysuz ki tufana denk.
Ne deyim bunlara kelp tövbe hâşâ!
Vurdurur gardaşı vallah gardaşa.
Tavsife ne gerek adem doğuştan,
Nifak şeytandandır şeytan ateşten.
Bilmem ki kardeşim sana ne desem!
Nerde kan ve vahşet başköşede sen!
Tutturmuş irtica der kirli basın,
Lokmayı emeksiz yer kirli basın.
Acı acı güldüm taht kurmuş nifak,
Ürperdim içlendim yine bu şafak,
Her köşe başında kiralık kalem,
Manşetler nesepsiz içerik âlem.
Size diyorum ha külden hortlaklar!
Satılmış beyinler ödünç ayaklar…
Nifak tohumunu attınız amma,
Sahipli bu vatan sahipsiz sanma.
Yutkundum sabırla, köpürdüm durdum,
Sırtlanlar kemirir ah canım yurdum,
Tavsife ne gerek adem doğuştan,
Nifak şeytandandır şeytan ateşten.
15.09.06 2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nine
Baş koyup terk etti ihtiyar peri,
Bir gece öteyi aşıp gelmez mi?
Belki de fısıldar gelir içeri,
Yaşmağı bağrıma düşüp gelmez mi?
Nerede tomurcuk gülücüklerin,
Kırk yıldır tüy dökmez halıcıkların,
Özlemle bekliyor balacıkların,
Kuşatır duası taşıp gelmez mi?
Tespihi ibriği,yaş var beş öğün,
Beynimi kemirir bak yine bu gün,
Bizde gam keder var,ellerde düğün
Bir bayram sabahı coşup gelmez mi?
30.07.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nisyan
Aşka şarap içirir, nisyanların kırığı
Meyhaneye bağladık, tekkeyi ve sarığı
Yok, ötede ümid ye's, ötenin endişesi
Mahşerin gayyaları Ömer'ın hıçkırığı
26.10.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Niye Yazdım
Gökkuşağı yüzün yine bu günler,
Bunu niye yazdım bilmem ne diye!
Yosun tutmuş mevsim sensiz sürgünler,
İçim yanar söner öldüresiye.
Bir başka ruh bu tatlı bilmece,
Leylalara inat benzer huriye.
Karanlık ağartıp gelme her gece,
Geceyi gündüze döndüresiye.
Taptaze heyecan bazen perişan,
Bülbülün dilinde oldum mersiye.
Bir başka akıbet bekliyor her an,
Düşmekte yâr yolu baktım geriye.
Ümit, korku, sevinç aynen sen gibi,
Hayale takılıp bindim terkiye.
Düşe kalka yürü göründü dibi,
Ben beni terk ettim sonsuz türküye.
Benlik ateşinde benim muhakkak,
İçinde olanlar benden hediye.
Yıllarca koşturduk sessiz sessiz bak,
Sadece ilham ol bu serseriye.
13.04.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Noel!
Yönelişin kimedir, kendine gel haddin bil,
Tefekkürle zıtlaşma, öyle bakma ne o el.
Ne olur dinleyiniz, bu mu gerçek hakikat?
Cehli malum mahlûkat, sen öl yaşasın Noel!
31.12.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Nurullah Abi'ye
Üstat dedikleri ölümsüz gerçek;
Peygambere Naat, Rabbe sesleniş!
Yağmur ilmek ilmek, gözyaşı tek tek,
Hep sükûta varmak sizde hisleniş.
Huzur sevgi hasret kimin adınıdır,
Samimiyet belki tek içten yanış…
Gayeniz çileyse aşkın tadıdır,
Vereni görmektir gerçek uyanış.
Bir elimde şiir bir elimde ip,
Düşündüm hamalı korku sebebim.
Edebe riayet siz gerçek edip;
Ve Allah adamı Nurullah Abim!
02.08.11 Bursa
Aggiungi una traduzione di questa poesia ·
Vota questa poesia
Non ancora votata
Commenti
Devi accedere per commentare.
AccediQuesta poesia non ha ancora commenti. Scrivi tu il primo.