Sözsüz bir romanın üzerinde, İlk hayallerimi kuruyorum. Tıpkı aşkın üzerinde, Senin hayalini kurduğum gibi...…
Beyaz olmuş sözlerin, Eskisi gibi yalan dolan. Bana dönmek isteyeceğin zaman, Yalan da istemiyorum seni de...…
Bir iki yudum çay yanında, Okumasına değer bir şiir yazarsın ona. Mısralarını işittikçe anlayacak, Unutulmaz olduğunu şuracığında...…
Şafak saatlerinde kapım çalınıyor, Açtığımda, karşımda habercisi baharın, Ilık bir rüzgar vuruyor bendime... Oysa ki ne kadar güleryüzlüydü bahar,…
Hayallerimi birer dalga olarak görüyorum. Kimi kıyıya ulaşmadan köpürür, Kimi kayalara öyle bir vurur ki! İçerisinde binbir deniz kabuğu...…
Tıpkı stadyumdaki gibi, İçimi dökmek isterdim sana. Renklerini giymek, Bestelerinde amigo olmak isterdim.…
Gecelerin sensizliği kadar buğulanan camda, Adını anar, yazar dururum başucunda. Sokaktan bakanlar gibi olursan okuyamazsın. Bu kalbin sana ait olduğunu anlayamazsın.…
Güzel bir şaheser olur gözlerin, Portrelerimin çığlıklarında. Hikaye gibi evvel bir zaman, Dudağının çatlaklıklarında...…
Uzaklaşırken döküyorum sözlerimi bir sandığa, Kilidi nerde bilemem, belki ulaşılmaz diyarlarda. Ne kadar yol katetsen farketmez,…
Başlıyorum sözlerime, Gözlerine sitem ile... Bakışlarından gördüğüm bu kadar mı? Daha fazlası yalan mı!…
Utangaç bir başlangıç... Belki biraz masumiyet... Belki de acı bir çekingenlik... İşte,…
Yokuşlu bir yolu çıkarken, Sana rastlıyorum. Ayaz vurmuş saçlarına, Yağmur eşlik ediyor...…
Huzur içinde uyanıyorum, Kulaklarımın derinliklerini ıslatan ses... Çıkıyorum dışarı bakıyorum ufka, Yağan yağmurda sen varsın, her damlada...
Şu an dışarda yağmur yağıyor, Bestelerini oluşturmaya çalıştığım kağıt, Üstüne damlalar geldikçe ürperiyor. Ve bu dizeler...…
Derin uykularımdan sessizce uyandıran, Mısralarımdaki kahraman olan, Attığım her adımda benimle birlikte gelen, O kişiyi arıyorum.…
15 / 16 gösteriliyor