Depremden Sonraydı

O Orhan Karahan
0 Altın Yaprak
şimdi griye çalar mavi gökyüzünde güneş düşmez bakır rengi dağlara yangın değildir sol yanımı deviren! sol yanıma düşen depremler... şu kırmızı tuğlalı ev yıkılmazdan önce depremde mehmet ali otururdu bir başına yalnızdı yıldızlar kadar sessiz beş yıldır aynı ceketi giyer aynı yağmurlarda ıslanırdı şafak vakti güneşten önce çevirirdi 1957 model alın terinin kontağını! akşama kadar yük taşır insan taşır umut taşırdı... saat beş dedi mi düşerdi nazmi’ nin kahvesine kağıt oynamayı pek bilmezdi ama tavlada bütün kapıları benden önce alırdı... sonra yine tavlada kazanmış bir ufak rakıyı götürmüştü... ilk defa o gece anlatmıştı nasıl içeri alındığını nasıl dayak yediğini hasımlarından nasıl kaçtığını... namus belasına 7 yıl içerde yattığını... ne belalar atlatmıştı ama olmadı işte bu depremi atlatamadı hastaymış işe çıkamamış o gün... ve yıkıldı umutlarının üzerine 1957 model alın terinin üzerine birer birer tuğlalar... önce tahta bir bavul çıkardılar enkazın altından... meğer bütün hayatı o bavuldaymış iki çocuğu annesi ve uğruna katil olduğu kadının resimleri... sonra şiir de yazarmış benim gibi hiç söylememişti öğlen ezanlar okunurken çıkardılar cesedini kirli sakalında masum bir gülüş ve yazdığı son dizeler parmaklarının arasında... "dönüşü olmayan yolda yürüyenler, asla geri dönemezler"... ve mehmet ali hayata yenilmemişti ama depreme yenilmişlerdi... yo depreme de değil vurdum duymazlığa hırsızlığa sahtekarlığa ve ne yazık ki insanlara yenilmişlerdi... kırmızı tuğlalı evi ve 1957 model alın teriyle beraber...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.