yüzünde hüznün sedef hançeri keten duygular gecenin alevi tutuşuyor avuçlarında yar lirik şiirlere kan damlıyor dilinde hasret ve içsel denizlerin durmadan bombalanıyor…
orada batum orada ahşap kolhozlar…
çocuk gülüşlerine banmış gözlerim vardı gecenin rahmine düşen ateş yürek sözlerim karanfil fısıltısıyla gelip geçerdim taşralı bir kadının gül desenli sesinden…
ağzımda anason kokusuyla yayılıyor şad uman eskil şarkılarda yeni sarhoş hüzünler deniz kaçmış gözlerine umudun hırıltılı sesinde karanfil fısıltısı / mihriban…
seni sevdim diye kanamalı bir hastayım infaz arifesinde ben kendime süreyyapaşa eskil yalnızlığıma ağlasa günahlarım çoğalır defterlerinde/çetelem kirletilir…
yüreğini sürmüşsün namluya kuşlar havalanmış gül desenli sesinden düşlerinde kör yalnızlıklar içindeki şehirlere aralıksız kar yağmış…