bırakılmış bir gölün dalgınlığında yüzüyor yüzün ve bir çöl gülü misali…
çamların buğusuna çizdiğim camdan kalp ve içine babam düşen ormanlar…
kanıyordum! kıpkırmızı! masmavi! yemyeşil!…
! chıldırıyorum.…
tanrılaşmış gözlerle bakıyordu öylece çapaksız ve tanrılaşmış gözlerle bir yıldız aktı gökyüzünde…
deli, depdeli bir rüzgâr gelir alır saçlarını götürür senden…
evsiz-barksız sabah yağmurlarınındır gözlerim. cami avlularına bırakılmış…
faili meçhul bir intiharda meçhule kaçandım: bir kaaatil! tanrının siktirettiği yerlerde…
-goncagül'e mektuplar I- boykotlarda unuturdun atkını cancağızım, gölgen senden uzun olurdu;…
gülümseyişinden tuttum yumuşacıktı çoğalttım, büyüttüm kentin en işlek caddelerinde…
beklemediğim anlarda vuruluyorum beklemediğim anlarda düşüyorum bir bulutun bu'sundan…
on üzerinden sıfırdır kanım ama iyimser bir fiyaka gibi durur yakasında çoğu kere işe yaramaz artım.
acaba hiç bahsetmiş midir, kırmızı tuvalet kâğıtlarına silinen aşklardan…
her fırtınada kendinden evvel aklını kaybetmeye hazır ve nazır…
kalemden dökülen bir kapkara mürekkepti o bembeyaz kâğıtların üzerinde kıpraşan güneş o kapkara mürekkebin altında…
15 / 19 gösteriliyor