Bilir misin aslında bütün baharlar eylüldür Hani nerde o…
Bir gün en olmadık bir anda bir taş atarsan eğer / ya da bir gül içimin en derin kuyularına ve bir ay düşürürsen ansızın…
Kulaklarımda sesin bir de kar sesi yâr şimdi geceler adını fısıldarken yıldızlara dağlardan…
Ben O'nu her zaman göreceğim her zaman düşüncelere dalışımda ve her karanlıkta kalışımda…
Gittin yalnız bir yemin kaldı aramızda ellerimde bir yığın yalnızlık dilimde hüznün en son ezgileri…
Üzüm karası gözlerin vardı suda yıkanırdı her gece ışıklar dokundukça kaçardı hayât ve kaçtıkça dokunurdu bana…
Ne sen geldin ne de kokunu getirdi rüzgârlar kurur elbet birgün aşk adına tutunduğun dallar yemyeşil yapraklar bile sararır birgün…
Dalından koparılmış taze bir karanfildir gözlerin Bir tatlı hüzün ve sahilsiz bir denizdir gözlerin En deli yağmurlarla gelen bir bahar mevsiminde…
Bildiğin şeyler oluyor hep bildiğin, ama sana faydası olmayan şeyler okuduğum kitaplardan geriye kalan hep sen oluyorsun…
Gel ey gönlüm hayât budur perîşân olma kim sen hiç Nedir bunca figân ey dil şitâbân olma kim sen hiç Özün kâfirdir ey cânân vefâ ummam sanemlerden…
Kara gözler Kara gözler Kimsede yok sendeki kara gözler Bir kez düşen gözlerinin denizine…
Sana gelmeliyim geçip ayrılığın gül bahçesinden ateş kesilmeli damarlarımdaki kan gecenin en koyu karanlığında gelmeliyim sana…
Aşk derdiyle bil ki hâllerim perîşân oldu sen gideli Ayrılık acısıyla yüreğim, kan-revân oldu sen gideli Gül yüzünden ben, güller toplamışken şu âlemde…
Bir yanı Mecnun'dur kıyılarımın bir yanı Leylâ yokluğundur yankılanan suların ötesinde her gece her gece dokuz yerimden vururlar beni yâr…
Bir şarkımıdır yaşamak yoksa bir hüzünmüdür en yağmurlu gecelerden arta kalan bazan yürek dolusu sevmekmidir birilerini…
15 / 18 gösteriliyor