İşte yine esiyor püfür püfür Hayal rüzgârlarım Hiç farkına varmadan Boşalan, elimdeki bardağın…
Sanki Baskülüyüm alemin, Bütün ağırlığı Üzerimde benim…
Yağmurda ıslanıp Hissetmiyorsa tenimiz. Ayazında mevsimin Kavruluyorsa içimiz…
Ben bir dilenciyim Sokak sokak dolaşan Paranın pulun, Ya da ekmeğin değil…
Bir sokakta şarkı, cümbüş ve zil Diğerinde bir ney, bir gazeldir Sigarada duman, kadehte şarap Yatakta aşktır geceler.…
Derlediğimi sanma Gülü, lâleyi, karanfili Başımda taç gibi duran Hüzün çiçekleri…
Madem ki altındayız Bir yorgan gibi üzerimize kapanan Bu simsiyah ağır bulutların Bırak, biraz da ıslanmalıyız.…
Karıştırırken Girdabına kapılıyor Düşüncelerim. Derken tüm kapılar açılıp…
Dün yine özlemle geçtim önünden Kanatlar kapanmış kapının Görebilmek ümidiyle beyhude Seni ardında o suskun camın.…
Ömrümce sen sanarak Pervanesi olmuşum gölgelerin Sanki saklısın karelerinde Hiç çözülmeyen bilmecelerin.…
Ne eylül yağmurlarıydı, Islatan Ne de nisan Bir anlık bakışındı…
Ayakları gibiyim Denizinde, Tahta bir iskelenin. Dinlenir,…
Bu şehrin Bu semtinde anladım Bir tek haftaya Nasıl sığdığını yılların…
Hiçbirimiz zengini değiliz zamanın Ömür sepetine fazlasını sığdıramazsın. Her anın hallaç pamuğu gibi atılırken Bitişin, tükenişin farkına varamazsın.…