Ali'min Türküsü

S Sadettin Kaplan Sadettin Kaplan
0 Altın Yaprak
Burçak tarlasında bir yaz öğlesi Doğmuştu Ali Çığlık-çığlık isyan doluydu sesi Göbeği kesildi bir taş üstünde Açıktı eli Ağlıyorken kapalıydı gözleri Ürküttü çığlığı sürüngenleri Anasının urbasının yenleri Kundağı oldu Ölüğü tarlanın toprağı oldu… * Bulutlar geçerdi ayın üstünden Ürperirdi Deliçay’da yundukça Cemre-cemre gülücükler sundukça Kalktı duman gibi köyün üstünden Şehit babasının yası Ali’min… * Ellerini aç kediler yalardı Kamışlardan düdük yapıp çalardı Anası boşluğa bakıp dalardı; Acep şu beldenin nesi Ali’min? .. * Deliçay öyle hep akar akardı Çayın ninnisiyle uyudu Ali’m Yetimdi dağlara yılgın bakardı Kurt masallarıyla büyüdü Ali’m Susuzdu gözünde yeşil uykular Ve akıp gitti sular… * Ağıtlar vardı anaların dilinde Şehitler uyurdu gurbet ilinde Sefer türküleri çığlaşırdı harman zamanı Gizli ağlaşırdı gelinler ferman zamanı Yer mi yoktu yeryüzünde Er mi yoktu sahralarda yitecek Gayrı Galiçya mı olur Yemen mi? .. * Dünya dönüyordu Dövenler dönüyordu harman yerinde Başı dönüyordu Ali’min Açılınca sarı öküzün ağzındaki bağ Ve alınca ağzına Bir tutam daneli saman Aman ki aman Ne çıkardı bir tutam samandan Sanki bir çağ yırtılmıştı zamandan Ninesi bir yandan koptu İdris emmisi bir yandan Elinde üvendire Evire çevire Gayrı yen mi yemen mi? .. * İncecikti boynu ipinceydi bileği Yetimdi ezikti yüreği Ezim-ezim ezildi, süzüm-süzüm süzüldü Bir baktı anası ona, Bir baktı Ali’m anasına Çağım-çağım çağladı Bastırdı gözlerini Çatlak ellerinin ayasına Koptu isyan ipinin çıkrığı Kurtuldu gırtlağının kancasından hıçkırığı Yetimlik yüreğinin canevini dağladı Ağladı ağladı ağladı Silindi gönlünün pası Ali’min Yekinip kalktı Sildi yumruklarına gözyaşını Anası ona o anasına baktı Deliçay zamanı yüklenip aktı… * Yaz geldi kış geldi Yine yaz geldi Çatlaktı dudakları topukları Çatlaktı şerha-şerha kara bağrı toprağın Kimi zaman ürünler Tohumdan da az geldi Yazlar kış için geceler gün içindi Davullar vuruldu harman yerinde Yine sefer için er topladılar Davullar sefer ve düğün içindi Ergişi dediğin bugün içindi… * Yüreği avcunda açıktı Ali’m Daha onbeşinde küçüktü Ali’m Kelebek kanadı nasıl tozarsa Öylesine benzi uçuktu Ali’m Bakardı yırtık çarığına Sokardı ayağını toprağın yarığına Teni toprak kokardı toprağı ten El dokumasıydı şalvarı Ya pamuklu ya keten… * Dinlenirken soku taşı üstünde Güneşler erirdi başı üstünde Çeymelenir idi kaşı üstünde Bir tutam perçemdi süsü Ali’min… * Davullar vuruluyordu harman yerinde Sapsarıydı sonbahar Sapsarıydı benizler Henüz onaltıya basmıştı Ali’m Yiğit kaynıyordu köy meydanında Bağrı yanık anasının yanında Tüfengi boynuna asmıştı Ali’m Anacığı şivan kurup ağladı Hançer gibi hıçkırığı yırttı da ciğerini Hançeresinden bir türkü Deliçaylar gibi çağladı; * Deline de kara dağlar deline Üç sıralı fişek takmış beline Söyler selamını seher yeline Uçar mor dağlara sesi Ali’min… * Gam doludur Dorutay’ın heybesi Gayrı tek sığınak Allah yoludur Yetim Ali’m yiğit Ali’m can Ali’m Cihanı kaplayan Anadolu’dur Hangi dağda gelinciktir al kanın Sen hangi yaylada yatarsın kurban Hangi ova örtülmüştür üstüne Kına diye kan mı yaktın destine Gam doludur mor dağların terkisi Senden sonra ak pürçeğe dönüştü Nice gelinlerin sırma örgüsü Dilden dile çağdan çağa uzanır Yetim Ali’min yetik Ali’min Yitik Ali’min türküsü: * Gideli kaç bahar nice güz oldu Derdim binbir iken binbeşyüz oldu Son seferde imi-timi düz oldu Yitiktir potini fesi Ali’min…

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.