Aşkın Kör Kuyularından Çıkar Bedenimi

S Selahattin Yetgin Selahattin Yetgin
0 Altın Yaprak
Gönlümüzün eşkâllerine yağmurlar düşüyor, bulut kendini özlerken aynada Bir sancı çörekleniyor göğsümüze, sevdanın dağlarına kış iniyor ayrılıklarla Sevenler kuma aşkı yazıyor, yüreklerindeki ışıltıları serperek kekremsi sulara Karanfil diktim ovalara yar, mevsimler tükenmeden geliver mutluluğun çadırına Fısıltılarla esen ve yolunu buldukça hiddetlenen bir rüzgârın kanamalı sözleriyle büyür dudaklarımızdaki topraklar. İçimiz acırken, göğsümüz sancırken başımızda toplanır hüzün denen bulutlar. Cam kulelerden kumdan kalelere bakmak ve ömrümüzün kapılarına sevdanın boncuklarını asmak gibidir bazen hayat, tarumar esintilerle kum gibi yayılmak, sürüklenmek isteriz biz hızla akan bir yaşamın suyunda. Sığındıkça kendi eşkâlimize, bir yaşamak türküsü olur dudağımızdaki ıslık. Adı konmamış sevgilerin köprülerine güneş erken iner, ay dökülüşleriyle buluşunca yalnızlık. Sanık ve tanık olarak hiç irdelenmediğimiz ve batmış bir medeniyetin çürük düşüncelerinden oluşan denizlerde yüzdüğümüz günlerden gelerek büyümek ve tutunmak hayatın yelesine kendinin kahramanları gibi. Ruh sağanaklarımızın mezarlarına karanfiller bırakarak, gönlümüzdeki yara bereleri yeniden okşayarak gülümsemek vakti şimdi, Eylül yağmurlarına avuçlarımızı uzatarak. Yağmur mevsimine sokulurken yaz kaçağı yüreklerimizle, yangın ısmarlarız mevsimlere, içimizdeki dermansız kaçışların pencerelerinden kuşlara şiir serperken. Her acı kendi devriminin kalayıdır, sevda havarileri kendi profilini izlerken sırları dökülmüş aynalarda. İç sesimiz kendi imzamızdır hep, onulmazlığın mahkemelerinde aşkı yazan kalemler kırıldıkça. Dargın bir sırt dönüşün gülümseyişine vurgunsa dudak, kendi içini dişleyerek buluşur bir gündönümünde muhakkak. Sırlarla kalaylanan bu ömür teknesinde ruhumuzun gelgitlerinin fırtınalara direndiği günler de yakındır. Bizler o kürede çevrilen değil, o küreyi çeviren yürek olacağız elbet. Bir pencere seçeriz kendimize, dışarıda yaşam duyuruları. Sesini dinleriz hayatın, mahmur bir gecenin artığı. Sıkılır yumruğumuz ve daralır göğsümüz, unuturuz çok zaman, hayat kendi içimizin anlamsız yangını. Bir pencere seçeriz sonra kendimize unutturmak için yine kendimize ruhumuzdaki hayali yangınları. Bekleyişlerin yangın sarmalında bir gönül yanar içimizde, dudaklarımızdaki mavi alevlerle denizleri geçer, ruhumuzdaki kelimelerle sözcükler asarız yeşil ormanlara. Kendi yolculuğumuzun ılıman iklimlerinde sevdanın dumanları yolumuzu çizer, içten içe bir kanamayla gözlerimizin rotasıyla uzak iklimlerin fışkınları bedenimizi gölgeler. Canımızı yakan hüzün kıran saatlerinde bir doğruluş şarkısına kulaklarımızı verince kendi sızılarımızın atlasında görkemli bir saray oluşuverir. Düşen damlalar toprağı oyar, ancak oydukça baharlara uzanan bir yol gibi özüne akar. En derinine sarkıtılan aşk ipine tutunarak ulaştım sana, bu yüzden bırakmam imkânsız. Sensizliği işaret etme bana, en koyu gecelerde yurdumun varsıllığını, en deli özlemlerin sularını geçtim, sensizliğin resimlerini asma sevda odama. Ben yağlı urganlarla sarıldım yaşanası yüreğine gülüm. Çürük umutların sınama kartlarıyla yapışma yakama, ben bu kürede bir seni sevdim. Ruhunun özlemine tutunarak yaşamak bile ödüldür bu aşk adamına. Mecburi dökülüşlerin tarumar sularına eğdikçe gözlerimizi, ıslanır yaşlarımız. Dudakta söz alır başını gider uzaklara ve sokulur yerinden sol yanımız. Her dalga sorguyla döver kayasını ve sular bunun için sığınır geceleri tuzlara. Yanakta daralır özlem, dudakta lal olunca sitem. Yürek boşalır birden yasak bir sevdanın döşeğinde. Savrulur yar mevsim, saçılır söz daldaki arzunun, kalpteki diklenmenin ahengiyle. Şafak sızılarıyla düğümlenen bir düş kırıntısıdır boğazımızdaki hicran. Yangınlı vurgunların kekremsi dalgalarında bir ömür kapanı sürülür gözlerimize, ağlarız içten içe karanlık bir deltanın omuz üçgeninde. Kımıltılı bir geçmiş içlenir içimizde, rüzgâr lahiti zorlar, aşkın sürgün davaları sorgumuzun çöl fırtınalarıyla yaşamın denizlerine ölümsüzlüğü sürükler.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.