Lâbirent

S Selçuk Bekar Selçuk Bekar
0 Altın Yaprak
Çapraşık manâlarla, yaldızlı bir desenden Oyunumuz vardı yâ, hani ilhâmı senden Bu sabah o günlerden bir gemi gönderdiler Yürekleri bağlayıp aklı salıverdiler. Tefekkür âleminin tekdüze vurumları Cem etti sînesinde tekmil uçurumları. Koridorlar belirdi, koridorlar uzandı, Biri aynaya baktı, mavzerine uzandı. Kum tânesince kesif ve ince fikirlerle, Çınladı ayak sesi sonsuz lâbirentlerde. Dolu kuyu, boş kuyu, bir ucu uçsuz kuyu Sonsuzun arz kapısı gelip sundu korkuyu: Nasıl olur da dağlar, semâyla kucaklaşır Dalgaları, sâhilden ufka hangi el taşır Bir şeyi bilmek nedir? Nasıl inanır insan Nasıl şeydir vârolmak, sonsuzluk, zaman, mekân? Birden ufuk düzeldi, silindi ve kayboldu Bitimsiz kuyulara, taş toprak dolduruldu Ufuk eğri büğrüydü. Ufuk, körleşiyordu, Elleri bağlı biri, “Neden varım?” diyordu...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.