S Selçuk Bekar

Selçuk Bekar

134 şiir · 1959 —

0 Altın Yaprak

Benim gönlüm yâr yüzünden Yaralıdır berelidir. Ayaklarım yeryüzünde, Kafam, bilmem, nerelidir... ..................................................... Hayır! O zaman değil. Birinin, “Tıp fakültesinden her şey çıkar, arada sırada doktor da çıkar” dediğini duyduğum zaman koptu her şey. Ney üfledim, saz çaldım, şiir yazdım, taban­ca attım, bilgisayar programcısı ol­dum ve bulduğum her şeyi tamir ettim. Fakat yüzmeyi öğrenemedim. Kahvelerde sabahladım, futbol, bilardo, briç, aklıma ne geldiyse oynadım. Yüzme­yi öğrenemedim. Fizik kurallarıyla dövüşmeye kalkıştım, psikiyatri ile ilgilendim. Yıldızlara bak-ma­ya devam ettim. Ama hâlâ yüzmeyi öğrenemedim. Üstelik Trabzonluyum. İyi mi!

Can Yazısı: Art Yayıncılık 2004

  • Dinamik Esnek Demokrasi: Art Yayıncılık 2007

Selçuk Bekar şiirleri

Arama yardımı

Bu sevgi basmakalıp, Bu hasret kulpa kulp! Adam gibi âşık, adam gibi aşkı: 'Hamdım, piştim, yandım' yâni!…

Tutma gözyaşını, sal ki cihâna; Dost arayan seyyah boş döndü hana Şimdi soracaklar: Ne oldu sana Yâre giden kervan yoldan mı caydı,…

Ağlasın, ağlasın hem, hüngür hüngür ağlasın Yetmezse semâ bile gümbür gümbür ağlasın İnsan ahmaklığına, yer gök ona ağlasın Varsa bir ağlanacak gün, bugündür... Ağlasın!…

Karargâh kurulmuş, sultan oturmuş Cengâverler "Ya Hû" deyû seslenir. İt kemikten, iblis âteş, karga leş, Hak âşığı ancak nurdan beslenir.…

Beşiğe bir bebek düşmeyegörsün Bir yer buluyorlar hayat çarkında Hele bir teklesin, hele ki dursun, Hafakan basıyor daha kırkında…

Bilmem, beni neye hazırlıyorsun Gönlüme hayâlin girmedi gitti Kalem kâğıt hazır, yazdırmıyorsun Aklım şu işine ermedi gitti…

Dönsün şu başım fecre kadar bâde-i aşktan; Akşam doluyor gözlerimin rengine... Akşam! Ufkumda alev rengi sular aşka kanarken…

Kul Hafî, erdim de geldim deme ki; Alâmet-i visâl; ıtr-i yâr olur. Tâlib-i gülşen-i Ahmed olmayan; Şeytana iş düşmez, özün kandırır.

Kara gece, gamlı baykuş, Güzel, çirkin, bahar ve kış Mahlâsınız meğer imiş Uyuttunuz beni:…

Bak; aman diliyor kapında biri: Ne zindan mahkûmu, ne Hint fakiri Saçları bembeyaz, gözleri çocuk Sen onun güneşi, sen göz nûrusun...…

1

Cânâ beni sen hangi elem şehrine koydun Kıymaksa murâdın bilesin; sen bana kıydın Sultânı, hayâtında değil görmüş adâlet…

Sen bu yerden gittin gideli ana Cihetsizim; sağım solum kalmadı Dizlerinin dibi sılaydı bana Kanadım kırıldı, kolum kalmadı…

Gökyüzü ağlıyor 'Hayy' ederek, bak Bütün duvarlara kin besliyorum Öğretmenim beni yağmura bırak Sırılsıklam ıslanmak istiyorum…

Behey saf dostum İnsan denen mahluk etli kemikli Ve yüz yüze bile anlaşılmaz da Nasıl anlaşılsın sefil sanalda…

Aşk, benim gönlümdeki, Sevgi güç; ömrümdeki Avuçlarımda senin kalbin Kaşların gözlerin saçın ne ki?…

15 / 134 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.