İhtisas Meselesi 4

S Serkan Işın
0 Altın Yaprak
Hepsi yalan dostum dedi, kekre tenli polis İşkence yok bu odada, herhangi bir askı, elektrik, Cop vesaire yok. Sadece düşlerin var, gündüz dişlerin var, lavaboya düşen, damağın, kanın yani seni sen yapan bu uzviyet! Al dilekçeni kaçışta, Ethen benzeri bir yahudinin peşinde ermenice konuşarak, bazen kürtçe böğürerek, bazen arapça, bazen lenin, bazen mao, bazen Bill Gates, bazen Montegü, bazen, makyavel, bazen meriç, bazen fuantes, bazen kafka, bazen ikinciyeni, cansever, berk, karasu, çokca kandilli, çokca ne'fi, çokça nebati, hep aşk, hep kaçış, hep cerahat, hep şehir: günlüklerini bağışlayacağız elbet, çünkü günlük varoluşun bir milim ötesinde durandır! Ben belki dedim. Atışıyorduk, onda cop, takarov, molotof, ip ve gürz vardı, bende sülah, sapse, oprüş ve doruz. Ben aynadan yansıyan ötekiydim, bu yüzden anlamıyordu, vuruyordu boyuna selvilerin gölgeli ketenpeleleri bulaşan kırbaçla. Acımıyor ki, acımıyor işte. Keşke acısa, acı ne demek? Gülüyordum boyuna, orada okuyordum, 220 W yazıyordu binlerce gerilim, uzviyetimi silebilir misiniz dostlar? Beyazıt'ta şimdi güvercinler titreşiyor Roma altınları, dost sohbetleri, marpuçlar, surdipleri, eroinler, kaybolmalar, çıldırmalar, bağırmalar arasında. Mümtaz birden küllerinde, Nuran birden konaklarından ipek ve satenle doğruluyor. Ah işte bedenimde dolanıyor tüm kent, Huzur buluyorum, sizler, sizler içimde helezonlar, sarp, derin oyuklar bıraktıkça. Tanzimatla, uç beyleri ile, mühürle, teftiş ve mühimmatla dolu savaş yıllarından birden doğruluyorlar, enseme basarak, kollarımı kırarak, cenazelerini kendileri taşıyarak, çarmıhına basıyorlar ülkemin. Gitar birden durdu. Eteğini topla, yüzgörümlüğünü kağıda bırakıyorum oradan alırsın, çok değil sadece bir tutam kav, bir cigara, biraz şarap, üç tane dua, ve bir de seccade. Mezarın başında duracağım biraz, sana bakmak istiyorum. UNutacağım elbet, o ahiret bahçelerini, irin çukularını, rıdvan'ı, melekleri, münkar ile nekir'i -nasıl korkmuşlardı benden-, kemiklerini, sabit bakışını. bir tek bu tesbih böceğini alıyorum, ona da kızmasın elbet. biliyorum, merak etme, alçak sesle dua edeceğim artık duyan yok nasıl olsa, biliyorum burada siz bekliyorsunuz, gidecek yeriniz yok, mezarlık bekçileri de eşlik ediyor size. (Gülerek) Onların melekeskileri olduğunu kime söylesem gülerdi bana. Ne mi yıkıldı? Bilmiyorum anane, bilmiyorum. Aklım almıyor. Aklım artık almıyor. Gözlerimi kapat. Kemikli ellerinde, tüm edebiyat tarihinin arsızlığı yatıyor. Efendim? En çabuk dudak mı eriyor, sonra kulakların ve burnun düşüyor. Hepsini görüyor musun? hissediyor musun? Korkmam anane inan bana. Anlat, ne olur anlat. NE zaman gittiler, ne zaman? Ne zaman öğrendin, ne zaman ağladın, ne zaman... Kabrinde bu çığırtkanlar, bu kargalar, bu delik deşik, bu kefen...Ölmek ne demek?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.